Puan vermedi·384 syf.··Beğendi
· "NAR" Çınar ve Balin iki tatlı arkadaşımız var ve bir de mesajcı...
Yaz tatilinde bir projeye seçilirler. Arkadaşlarımız bu yaz kampı için çok heycanlılardır fakat her sey istedikleri gibi gitmez,ortaya bir mesajcı çıkar. En korktukları sey birbirlerini kaybetmektir. Fakat mesajcı bunu yapabilmek için her türlü oyunu oynar...
Kendi yorumum..
Bu kitabı okumadan önce fazlasıyla beklentim vardı.Hayal kırıklığına uğramaktan korkuyordum. Genelde öyle olmaz mı zaten bir şeyden fazla beklentimiz varsa genelde karşılamaz ama bu öyle olmadı her sey çok güzel ilerledi heyecanım git gide arttı. Bol bol güldüğüm ve çok çok üzüldüğüm bir kitaptı. Karakterlerden en çok Beren'i sevdim çok samimi ve doğal bir karakterdi bana göre ve en çok Baran'dan nefret ettim. Mesajcinın kim olduğunu her geçen gün daha çok merak ettim. Ve ona ilgim daha da arttı. Gelelim ana karakterlere aralarında çok güzel bir bağ vardı. Bu bağ beni her geçen gün daha da mutlu etti. Mesajcıya ilgim olsa da Çınar ve Balın'ın dostluğu bitecek diye gerçekten üzüldüm... Hep yıldız kayarken dilek tutulurdu değil mi? Onlar saatlerce bir yıldızın kaymasını bekleyip o kaydıktan sonra tutmuşlardı dileklerini;Çünkü onlar için,kayan yıldız gökyüzüne ihanet etmişti. Bu yüzden dileklerini ona değil,gökyüzünden vazgeçmeyen tüm yıldızlara sunmuşlardı. "Lütfen...Lütfen sonsuz olalım!" Veee ilk yorumu mu tamamladım sanırım.Güzel tatlı bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle öneriyorum
Bol kitaplı kalın
Alıntı:"Neden bana Nar diyorsun?" diye sordum. "...Çünkü dışarıdan tek bir kişi gibi görünsen de içine binlerce kişi saklı. Tıpkı nar taneleri gibi. Sonra... Nar zor bir meyvedir. Kolay kolay kimse uğraşmak istemez. Seven bile... Sende öylesin,zorsun. Sen çılgının tekisin. Sen benim Nar'ımsın oğlum!"