112 syf.
·207 günde·Beğendi·9/10
Yaşar Kemal ile birlikte ilk akla gelen isim ve yazarla tanışmama vesile olan Roquentin 'e teşekkürler..

Seneler önce bir otobüs yolculuğunda Adana’yı transit geçerken bir sabah vakti, pencereden başımı çevirdiğimde gördüğüm heybetli dağlar ve altındaki düzlük ile buraların neden Çukurova diye bir isim aldığını anlamıştım, bu bir aydınlanma ve şaşkınlık haliydi aynı zamanda. Henüz Yaşar Kemal de okumamıştım, şimdi ise bu öykü kitabını ve Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca kitabını okumuş bulunuyorum ve tabi yolun başında sayılırım henüz.

Kendi toprağına ait bir adam evet, binlerce yıldır birçok insanın, kavmin, milletin yerleştiği bu topraklarda olsa olsa toprak aidiyeti olabilir.. Irk,din,mezhep gibi kavramlar Anadolu için açıklayıcı olmaya yetmez. Burada Türk,Kürt,Ermeni,Yahudi ve her ne kadar farklı kimlik varsa hepsi birer zenginlik olabilir ancak, hepsinden önemlisi Anadolu topraklarında bir insan olmaktır.

Yürek adamı evet, ne çileli bir hayat ki işte bir bakıma çocukluk yaralarıyla birlikte çocuk kalmış bir adam. Yazdıklarını özetlemek gerekirse, “sevgi,şefkat ve adalet arayışı” demeliyim.

“En çok hoşuna giden de martı yavrularını avuçlarının ortasına koymaktı. Bir de onları incitmeden usul usul okşamaya bayılırdı. Yumuşacıktı. Parmakları yağlıca,incecik bir sıcaklığa,okşamaya,ürpertiye gömülürdü.” / Yeşil Kertenkele

Özellikle çocuklara, hayvanlara, tabiata verdiği yer ve değer çok fazla, içten ve samimi. Biz ne yazık ki, söylemeye dilim varmasa da sanırım merhametimizi kaybettik ya da en azından ayrı düştük. Çocukların her yerde çocuk olduğunu ve masum olduklarını bile unuttuk.

Bilge yazar evet, ne demiş Yunus Emre “ İlim kendin bilmektir” Yaşar Kemal nice profesörden daha bilgilidir, hayat bilgisi ve yaşam enerjisi zirvededir. İnsanlığa adanmış bir ömür, 1923-2015 yaşamış ve sözün tam anlamıyla asırlık çınar, ülkenin kuruluşuyla birlikte neredeyse bir yüzyılına şahitlik etmiş bir mücadele adamı ve yazar. Birkaç gün sonra 28 şubat da ölüm yıldönümü.

Son olarak Roquentin ‘e bir kere daha teşekkür ediyorum. Burada çok değerli insanlar tanıdım. Kendisi edebiyat,sinema,tiyatro,sanat alanında çok bilgili ve on parmağında on marifet bir insandır :) Elbette farklı düşündüğümüz noktalar da vardır, zaman zaman atışsak ve ters düşsek de çok kıymetli bir arkadaşımızdır :)
Tabutta Rövaşata filminin meşhur repliğiyle bitirelim, “Ama arkadaşlar iyidir” :)