298 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Kitapta senaryo yazımının temel ilkeleri, yazarın deneyimleriyle (mesleki anılarıyla) birlikte sunulmuş. Ayrıca Amerika'da bu işlerin nasıl ciddi bir şekilde yürütüldüğünü de yazarın profesyonellerle yaptığı söyleşilerden anlıyoruz. İlk olarak, 1990 yılında yayımlanan kitapta, bugün Netflix gibi dijital servislerin gelişmesi gibi; O gün de kablolu televizyon kanallarının öne çıkması ve bunun televizyon yazarlığına etkisi de konu edilmiş. Kitabın adına da aldanmamak lazım. Kitap yalnızca televizyon için yazımı değil genel olarak öykü yazımını ele alıyor desek yeridir. Bu kitaptan, senaryo dışında başka alanlarda da yararlanabilirsiniz. Fakat, ne yazık ki bu güzel kitap, hiç de iyi bir şekilde tercüme edilmemiş! Kitabın çevirmeninin bu işlerle alakası olmadığını daha ilk sayfaları okurken anlıyorsunuz. Düşünün, "Tretman" gibi bir terimi bile çevirmeye kalkışmış! Cümlelerin bazısı hiç bir şekilde anlaşılmıyor. Oysaki yapılması gereken bu terminolojiyi bilen birinin bu kitabı çevirmesi idi. Sonuna farklı olarak bir sözlük bölümü de konulabilirdi. Bu haliyle bu işlere adım atacaklar değil, daha önceden neyin ne olduğunu az çok bilen bir kişi anlayabilir ancak bu kitabı. Yani kitap güzel, fakat çevirisi berbat. Keşke yayıncılarımız bu gibi güzel kitapları böyle harcamasa.