216 syf.
·9/10
Önsözünde “yenisini değil, bunu istiyorum!” diyen çocuğuna teşekkür eden bir yazarın kitabı Oyuncak Tamirhanesi. Kitabın fikri de burdan çıkmış. Çocukların vakit geçirdikleri, değer verdikleri, birlikte yiyip içip birlikte uyudukları oyuncaklarına olan vefasını birbirine karşı kaybediyor insanoğlu. Temel sorun bu. Ne zaman ki onların oyuncaklarını tamir edersek o zaman kendi hayatımıza el atmış olacağız diyor Metin Karabaşoğlu.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ancak son olmayacağı aşikar. Hemen öncesinde okuduğum Cemil Meriç’in Bu Ülke’si ile paralel bir çok konusu var. Tabii ki daha sade ve anlaşılır bir dille.
Psikiyatriye sırtını dönmese de asıl dermanı hadis ve ayetlerin ışığında aramamızdan bahsetmiş. Kitapta çoğu kısımda hissedilen bir ispat çabasından ziyade okuyucunun kalbine dokunup onu kendine getirme, özüne ve kabuğuna sarılmasını sağlayıp sıkıntılardan kurtarma.
Okumalı, okutulmalı. Ruha şifa niyetine.