“Bana yardım et,” dedi yine o da fısıltıyla. Dudakları burnuma küçük bir öpücük kondurdu.
“Ne istiyorsun?” diye sordum nefes nefese. Eğer yardım edebileceğim bir şeyse bunu yapacaktım.
“Beni kendinden kurtar. Sana olan bu tutkuma engel olamıyorum.” Dudakları dudaklarımı buldu tekrar.
“Ne?” dedim ağzının içine doğru.
“Sana karşı koyamıyorum. Lanet olsun, bana yardım et. Bana yardım etmelisin! Bunun sadece bir arzu olduğunu söyle, gelip geçici bir arzu olduğunu. Zamanla senden kurtulacağımı, bu işin sonunun sana bağlanmak olmadığını söyle.”