Küçük kasabalar, tren istasyonları ve yollarda geçen, hiçbir yere tutunamayan, kısa ama ismi gibi hissettirdikleri uzun olan bir hikâye bu..
Kelimeler kifayetsiz kaldığında susar ya insan, boşver der, derin bir nefes alır, "Uzun Hikaye" der. Okuyucuya tam olarak hissettirdikleri de bu işte.
Yine sonunda kavuşmak nasip olmayan, kitap sayfaları arasında başlayıp ahirete kalan yarım bir sevda, hazin bir hikâye.. Onun adı, "Uzun Hikâye"....