31 syf.
"UZAK NEDİR? KENDİNİN BİLE ÜCRASINDA YAŞAYAN BENİM İÇİN, GİDECEK YER NE KADAR UZAK OLABİLİR?"
Hiçbir şey söylemeyen sözler onunkisi. Belki de her şeyi sonuna kadar söylemiş sözler.

Eski, sararmış bir fotoğrafın arkasına not düşer gibi.

İçerisine zamanın ötesinde bir an'ı hapseden bir kare içerisinden, sessiz haykırışlarla dünyaya kafa tutar gibi.

İnanmadan yaşadığımız, dokunmadan sahip olduğumuzu sandığımız mefhumları yere serip, yarına sorgulayan gözlerle bakar gibi.

Susar gibi belki.
Ama sustukça anlatır gibi.

Anlamından sıyrılmış, anlamsız ve biçare kalmış onca kelimenin ortasından, bambaşka bir lisanda seslenir gibi.

Kaybolan, geç kalınan, yaşanmadan tüketilen her ne varsa, yeniden yüklenir ve sırtındaki onca ağırlığa rağmen, her zamankinden daha dik yürür gibi.

İnandığı, savunduğu yarası, sol yanında bir zafer nişanı gibi dururken, acısını kimseye belli etmeden, yaşamaya devam eder gibi.

Gitmenin anlamını yitirdiği bir iklimde, içerisine ruhunu üflediği sayısız mısrayı, kıymetini bilenlere emanet edip, belki de hiç eğmediği başını kadere eğip, sessiz sedasız gider gibi...

...............
Okuyorsunuz, anlıyorsunuz.
Tekrar okuyorsunuz, daha çok anlıyorsunuz.
Her okumada daha önce ne kadar az anlamış olduğunuzu fark ederek, basamak basamak yaklaşıyorsunuz ona.

Uzak olduğu kadar yakın. Etkileyici ama bir o kadar da gerçek.
Onu okurken kelimeler, gördüğümüz kelimeler değil. Altlarından çok başka sesler geliyor.

Hiçbir şey söylemeyen sözler onunkisi. Belki de her şeyi sonuna kadar söylemiş sözler..


Keyifli okumalar.. :)