115 syf.
·3 günde·Puan vermedi
<<THE CALL OF THE WILD>>

Vahşetin çağrısı... Kulak mı vermek lazım bu çağrıya ? Ya da duymazdan mi gelmek gerek ? kulak verirsek ne olur ? Vermezsek ne ?

"Her şeyden önce 'vahşi' olan kim ????"
İnsanlar mı,  hayanlar mı ?"

Bir köpeğin gözünde dünyayı seyredelim; tabii ki yüreğiniz dayanırsa...

Bir evcil köpek düşünün ki, sahibinden çalınıp,  oradan oraya 'insan' denmeyecek insanlar tarafından vahşi doğanın ortasında yaşamaya mahkum ediliyor
Ve ardından vahşi doğada gördüğü eziyetler sonrası medeni bir ortamda yasamasına rağmen iç güdüleri yüzünden bir kurt'a dönüşüyor.

(Bazı yerler vardı ki kitap da... Yok yok anlatılacak gibi değil inanın ki... İnsanın boğazının düğüm düğüm olduğu yerler)

Kitap da en acınası durum Buck'ın(köpek) durumu olarak görülüyor belki de; ama bence insanlığın durumu ondan daha acınılacak halde..

Vahşet... Boğuşma... Kan... Soğuk...ölüm... vicdansızlık... Vicdan...

>>Roman 1903 yılında yayınlanmıştır

>> Yayınlandığı yıllarda Londra'da en çok okunan kitap olmuştur.

>>Bu Roman Jack London’un en iyi romanlarından biri sayılmaktadır.

>>Roman pek çok dile çevrildiği gibi birçok kez de filme uyarlanmıştır. 

En ilginç olan benim için de bu bilgiydi:
Jack London'un kendi hayatından da esintiler, enstantaneler ve kesitler taşımaktadır.  “Genç bir yazarken, zengin olma hayaliyle Alaska' da altın arama serüvenine katılan Jack London, hiç altın çıkaramamasına rağmen doğa ve insan üzerine büyük bir bilgi birikimiyle geri döndü. Alaska'daki gözlemleriyle, yaklaşık bir ay gibi kısa bir zamanda Vahşetin Çağrısını yazdı. “ ( Yayıncının Notu) Yayıncının  notundan  da anlaşılacağı gibi roman bir ay gibi çok kısa bir sürede bitirilmiştir.

Jack London da sevdiğim bir şey varsada o da,  kendine özgü anlatımı olması. Çünkü Beyaz Diş'de de bu kitabın benzeriydi ve bu tarz anlatımlar;  vahşi doğa,  hayatta kalma mücadelesi ve bunları bir hayvanın yaşantısı olarak başarılı bir şekilde bize  sunuş şekli London'la özdeşmis..

Okuyun.. Okutun...