Puan vermedi·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Aralık 2018 19:48 Irvin Yalom' un her okuduğum kitabı, yarım kalmış bir duygunun daha da tamamlanması deneyimi oluyor benim için.
Julius, kanser hastası olduğunu öğrenen bir psikolog. Mesleği gereği bu durumları yaşayan çokça da hastası olmuştur. Ancak insanlara olması gerekenleri söylerken kimse kendisinin yaşayacağı bir durum olacağını düşünmüyor.
Ölüm hep kendi dışımızda olur ve süregelir sanıyoruz. Sonsuzluk yaşamı hissi içinde, gündelik kısır döngülerle törpülenip gidiyoruz. Bir an geliyor ve diyoruz: 'Yaşam sonludur.''
Kitap Shopenhauer' un alıntısıyla başlar: ''Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten kaderimiz olmuştur...'' Kitabın konusu da dahil nasıl da etkileyici dehşette bir giriş.
Karakterin -psikolog Julius- kanser olduğunu öğrendiği, günübirlik hayatının kaldığı ve kalanın nasıl yaşaması gerektiğine olan sorgulamaları, giriş cümlesi itibari ile kesinlikle sade ve bir o kadar da etkileyici, tamamlayıcı olay örgüleri, yaşama arzusu ve sonlar.