Puan vermedi·490 syf.····Okunma: 03 Nisan 2019 17:04 Batılıların kendilerini bağlamak için olağanüstü bir çaba gösterdikleri Hellen uygarlığı, bilinenin aksine aslında Yunanistan'da değil, Anadolu'da doğmuştur. Klasik Mitoloji'nin (ki kimileri buna Yunan Mitolojisi derler ama ben Klasik Mitoloji demeyi yeğliyorum.) en güzel öyküleri kıraç ve kayalık Yunanistan'da değil de yeşille mavinin sarmaş dolaş olduğu Batı Anadolu kıyılarında yaratılmıştır. Kaldı ki kayalığın nesine vurulup öykü yaratılacaktır ki? Atina, Girit bir de Rodos'u saymayın geriye doğru düzgün öykü kalmaz. Zaten üçünün öykü toplamı Efes ile Milet'in toplamı kadar etmez. Sonra siz bakmayın onların Yunanlılaştırma özlemlerine. Atina, MÖ 5. yy' da karanlıklar içindeyken, kadınlar ikinci sınıf insan olarak görülürken Anadolu'da kadınlar hemen her konuda söz sahibi idiler. Onlar felsefeyle uğraşıyor (Miletli Aspasia), şiir yazıyor (Lesboslu Sappho), amirallik yapıyor, ülke yönetiyorlardı (Halikarnassoslu Artemisia kardeşler). Işıklı Batı Anadolu yani Ege bilim ve kültür merkezi idi. Atina'nın alfabesi bile yokken, her şeyi tanrılara bağliyorlarken Anadolulu bilginler tanrının tek olduğunu, göksel olayların tanrıların işi olmadığını söylüyorlardı. Bu topraklardan dünyaya bilgi ve ışık saçan ünlüler vardı. İşte bu kitap ikiyüze yakın öyküyü içinde barındıran bir kitap.