152 syf.
·7/10
Kitap Louise adında bir karakterden bana göre Ahmet Batman'a benzer bir diller anlatılmaktadır.
Kitabın başlarında büyük annesinin cenaze töreninde üzerinde siyah pantolonla -pantolona vurgu yapıyor kitap- gözünden yaşlar akmasına izin vermeyen bir şokla dikilmekte, bir süre sonra ise oradan çıkıp sigarasını yakmaktadır.Geri döndüğünde eski sevgilisi cenaze töreninde ağlamalı bir biçimde görünürken ona sarılırmış, Louise'nin kafasını karıştırmıştır. Tepkisizce dururken cenaze töreninden sonra verilecek olan yemeğe katılmadan bir taksiye atlar ve büyük annesinin ölmeden önce telefonuna bıraktığı ses kaydını dinlemeye başlar...
Karakterimizin aynı zamanda annesinin kanser olduğu bir dönem geçmekte ve kızımız bu dönemde terk edilir... Adrien adında -cenazedeki çocuk- ki çocuk babasının sevgilisi ile flörtleşmeye başlarken ilk başlarda tuhaf bir durum sezmiş, ancak Adrien onu sakinleştirmiş ve Paula'yı -babasının sevgilisi- sadece bir tabu olarak görmesini ve üvey annesini kıskanmasının çok saçma olduğunu dile getirmişti. Bu cümleler üzerine onu rahat bırakırken bu hayatının yaptığı en büyük hatası olur...
Adrien onu bırakırken, Paula dan da bir çocuk sahibi olur.Geride Louse den sadece taşlaşmış bir kalp ve sevgiden nefret eden parçalar kalırken uzun bir süre sonra başka bir çocukla tanışır...Adrien'a hiç benzemeyen bir çocuk ile... onu sevmediğini söylediğinde karşısında aşkından ağlayan, yüzünde bir gülücük sezdiğinde dünyaya duyuran bir çocuk... belki de hayat bir şans daha vermiştir?

*Bana kalırsa çerezlik okunacak tarzda bir kitap.Kitap 100. sayfadan sonra biraz bunaltıcı olsa da -ki çok azıcık bunaltıcı- okunmanın keyifli olabileceği, aynı zamanda birazda okurken odaklanma zorluğu yapacak tarzda bir şeydi....
Bence okunabilir gibi..