Gönderi

7/10
·94 syf.··
2019 72. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2019 02:41
İşte yine, hiç okunmamış bir kitabın incelemesi ile beraberiz. Kitabımızın adı Kum Şeytanları. Neymiş bakalım bu Kum Şeytanları! (Minik birkaç spoiler olabilir.) Yazarın kitabın girişinde belirttiği küçük nota göre, Kum Şeytanları: “Çölde fırtınayla yuvarlanan çalı toplarının adıdır. Rüzgâr estikçe diğer çalıları kendilerine katarak büyürler ve sürüklenmeye devam ederler. Ürkütücü görünseler de, sadece savrulan çalılardır. Tıpkı korkularımız gibi...” Öykü kitabımız üç ana bölümden oluşuyor. Sonbahar mevsiminin aylarından oluşan bu üç ana bölümün adları, tahmin edilebileceği üzere, Eylül-Ekim-Kasım. İlk bölüm olan Eylül’de, 7 tane kısacık öykü bulunuyor. Yazar, Eylül öykülerinde bir hostesin kıskançlığını, bir ananın askerdeki oğluyla ilgili gördüğü kâbusun gerçeğe dönüşünü, bir apartman dairesinde oturan kadının intiharını, küçük bir kızın babasına olan sevgi ve güvenini, iki genç kızın hayallerinin bir afet ile son buluşunu, bir adamın evlilikle ilgili yaşadığı dramı ve masum bir genç kızın öldürülüşünü anlatıyor. Ekim öyküleri 5 öyküden oluşuyor. Bu öykülerde de ise, kocasını kaybetmiş yaşlı bir kadının günlük hayatından dilencilerle ilgili olan bir kesiti, karşılıksız bir aşkın hikâyesini, hüzünlü bir yaz aşkını, Bozcaada’da yaşayan yaşlı bir Rum kadının ufak bir hatırasını ve bir kadının evli olan sevgilisini karısından kıskandığı kıskançlık hikâyesini anlatıyor. Kasım öyküleri, kitabın üçüncü ve son bölümü, bu bölüm de toplamda 6 öyküden oluşuyor. İlk öykünün adı “Gerçek”. Inception filmi gibi bir öykü olmuş, biraz da bendenizin ismine de ilham veren X-Files (Gizli Dosyalar) bölümüne benzeyen bir öykü. İkinci öykü bir paranoid şizofreni hastasının intiharıyla ilişkili bir öykü. Üçüncü öyküde migren hastasının beynine ölümcül bir virüsün yerleştirilmesini anlatıyordu, yine hafiften bir X-Files etkisi yarattı. Aslında yazar bu öyküyü uzatsa güzel bir komplo teorisi öyküsü –hatta romanı– bile yaratabilirdi. Dördüncü öykü diş doktorundan korkan bir adamın, bekleme salonunda gördüğü kâbusu anlatırken, beşinci öykü Amsterdam havaalanında “magic mushroom” deneyimi yaşayıp, uçağı kaçıran bir adamı anlatıyor. Son öykü ise bir üniversitede çalışan Fransız Dili ve Edebiyatı öğretmeni olan Martin’in bir trende XIX. yüzyılda öldürülen bir kadınla tanıştığını anlatan bir öykü. Öykü, Martin’in aslında bir akıl hastası olduğunu düşündürtse de sonu sürpriz bir şekilde bitiyor. Her öykü, kitabın bölüm adları da olan, insana hüznü hatırlatan hazan mevsiminin ayları gibi mutlaka bir hüzün içeriyor. Sayfa sayısının az olması ile kısa sürede okunabilecek bir öykü kitabı. Değişik bir şeyler okumak için güzel bir alternatif olabilir. Yazarın asıl mesleğinin de öykü yazarlığı değil, yoga eğitmenliği olduğu düşünülürse fena iş çıkarmamış sayılır.
Kum ŞeytanlarıEsra E. Karaosmanoğlu · Yitik Ülke Yayınları · 20113 okunma
··
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.