Gönderi

9/10
·626 syf.·
2017 47. kitabı
Kitabı okurken binlerce yıl öncesine, bozkırda atların koşturduğu, çadırların kurulduğu, kılıçların çekildiği günlere gittim hatta içinde kayboldum. İslam'la henüz tanışmamış olmasına rağmen Türk töresinin insana ne kadar değer verdiğini, Töre karşısında kağanların bile boynunun kıldan ince olduğunu gördüm. At üstünde koşturdum, ava çıktım, yoksulluğu, kıtlığı gördüm. Evdeşi ve çocukları için mücadele eden erleri gördüm. Elinde kopuzuyla Türkü söyleyen ozanları dinledim. O eşsiz şehri Ötüken'i ve Türk yurdunu gezdim. Kürşad'ı, Onbaşı Pars'ı, İşbara Han'ı, Yamtar'ı Tonyukuk'u, Ay Hatun'u gördüm. Çin üzerine sefere çıktım. Esir düştüm. Yaralandım. Yılmadım, yıkılmadım. Güreş tuttum. Ok attım, kılıç savurdum. Birde ölümlü dünyada ölümsüz sevdaları gördüm... Bu ülkede yaşayan, ülkesini seven, her görüşten, her gencin rahatlıkla okuyabileceği şahane bir tarihi roman. Diğer eselerini okumamakla birlikte bu ölümsüz eseri bizlere bıraktığı için Hüseyin Nihal Atsız'a şükranı bir borç bilirim, saygılarımla...
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,8bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
4.034 Gösterim
6 Yorum
Şükran mı?
Önceki 2 yanıtı göster
Türk olmakla şeref duyarım fakat ırkçı değilim. "Bahsedip" derken Arapça bir kelime kullandınız sizde çok ilginçsiniz o zaman. Türkçe halkın konuştuğu dildir.
2 yanıtı göster
"Kürşad öldü ama attan düşmedi. Kürşad öldü ama yenilmedi." Hâlâ hatırladıkça içimde bir şeyler ayaklanıyor.
İdeolojilerden uzak bir şekilde değerlendirilmeyi ve saygı duyulmayı en çok hak eden eserlerlerden biri :)
Bu yorum görüntülenemiyor
Harika bir inceleme olmuş, emeğinize sağlık
Ben teşekkür ederim güzel düşünceleriniz için :)
Incelemenize bayildim tesekkurler👌
Ben teşekkür ederim :)
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.