Çok derli toplu ve başı sonu belli kitaplar vardır. Giriş, gelişme, sonuç olaylar bir yerde çözümlenir, mesele aydınlanır. Bu öyle bir kitap değil.
Rıfat (kahramanimiz) bir sabah uyanır ve yağmurun yağdığını ama damlaların bir kapta birikmedigini farkeder.
Oysa ki Insanın hayati bir yerde birikir. Bir başka insanda, bir şehirde, bir evde vs. Bu nedenle kendimizi bir yere ait hisseder, bir yerleri ya da birilerini severiz. Tanıdığımız, bildiğimiz için bu böyledir belki de.
Tablolarda bir zemin boyası yapılır. Ve üzerine bir resim yaparsınız . Insan hayatında bazen o zemini kaybeder. Bazı yaşantılar, anılar vardır. Ama bunlar böyle kesik kesiktir. Bazı dönemler kayıptır. Bu durum insanı çok zorlar. Çünkü bir yerlerde biriktiğini bildiğin günlerin artık birikmiyormuş gibi gelir sana. Oysa günler geçmektedir. Ve birikmesi gerekmektedir...
Diger B.Bicakci kitaplari gibi dili cok guzel. Seyrek Yağmur benim çok sevdiğim nadide bir kitaptır. Hayatımız nerede birikiyor sorusunu sordurdugu için bu böyledir belki de...