36 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
“Çocukların güneş gibi parıldayan yüzlerini göremeyeceksem, dostlarımla asma yapraklarının altında neşeyle sohbet edemeyeceksem, pürneşe şarkılar mırıldanan menekşelere kulak veremeyeceksem yaşadığımı nasıl anlarım?” dedi Mavi.

“Bahçemde salınan begonvillerin, nergislerin ve sardunyaların kokusunu alamayacaksam, bostanımdan ışıl ışıl bir bahar havası yeşertemeyeceksem, dalından koparılan taze bir domatese gülümsemeyeceksem yaşadığımı nasıl anlarım?” dedi Mavi.

Satırlar şiir gibi değil mi? Şiir gibi bir kitap.
Evet yaşamak bu kadar basit, bir o kadar büyülü ve güzel bir duygu aslında.
Fakat biz güzellikleri göremeyecek kadar uzaklaştık doğadan. Farkındalığımızı kaybettik.
Toprakla uğraşan, toprağın bereketini herşeyin üstünde tutan, ağaçları sevip bir budağının kırılmasına bile gönlü razı olmayan dedelerin nenelerin bizler gibi topraktan uzaklaşmış yaşadığı dünyayı malesef çöplük haline getiren torunları olduk.
Kendimizden başka doğadaki canlıların yaşama hakkı olduğunu unuttuk aslında. Sadece biz varız gibi düşünüyoruz halbuki es geçtiğimiz o kadar çok canlı var ki yeryüzünde. Ve yanından geçip gittiğimiz onca doğal güzelliğin kıymetini bilemeyip atıklarla doldurduk her bir yeri.
Kendimizi tüketmeye o kadar kaptırmıştık ki tüm bunların olduğunu farkedemedik bile.
İşte kitap tam da bu noktada başlıyor yaşadığı yeri sevemeyen her şeyin farkında olup arayış içinde olan Mavi ve Mişima ve Maya’nın öyküsü. Evlerini sırtlarına alıp hayal ettiği dünyayı bulmaya çalışan oradan oraya göç edenlerin öyküsü. Yolculukları bazen bir şehirden başka bir şehire bazen denizin dibine bazen de gökyüzüne bulutların arasına. Maalesef her yer bozulmuştu denizler ne eski deniz gökyüzü ne eski gökyüzüydü yıldızlar bile eskisi gibi değildi.
Hiçbir şeyin hayal ettikleri gibi olmadığını anladıklarında değişime kendilerinden kendi dünyalarından başlamaya karar verdiler. Bir umut yeşerdi içlerinde.
Bundan sonrasını biz hayal edelim nasıl bir dünya istiyoruz kendimiz ve çocuklarımız için. Hadi hayal dünyanızda sizde bir yolculuğa çıkın. İhtiyacımız olan hayal edip karar vermek ve tek bir adım atmak diyor canım Feyzacım..
Umudumuzu tazeliyor inancımızı yeniliyor.
Dedim ya şiir gibi bir kitap su gibi berrak.. Baktığınızda kendinizi gördüğünüz..




Kitabın kazandırdıklarından birkaçını maddelendirdim:

1/ Poşetler, plastik şişeleri çok fazla kullanıyoruz, her şeyi çöp yapıyoruz aşrı tüketiciyiz,
2/Elma, muz vb. bir çok atık için Kompost alanı fikrine bayıldım.
3/ insan düşlerinin peşinden gidecek kadar cesareti olmalı
4/ doğal yaşam alanları hepimiz için çok çok önemli, bizimle birlikte diğer canlıların yaşam haklarının ve alanlarının olduğunu unutma.
3/ sevgili Feyza’nın ilk kitabı salyangoz avcılarında da dediği bir şey var “eskiden şöyleydi her şey daha güzeldi” diye hayıflanmak yerine bugün ne yaptığımız ne yapabildiğimiz önemli aslında.
Evet bize demek istiyor ki kitap nereye gidersek gidelim gökyüzüne de çıksak, denizin dibine de insek başka şehirlere de gitsek değişen bir şey yok hayal ettiğiniz dünya yok çünkü onu biz bozduk, denizleri atıklarla kirlettik, hayvanlara poşetlerle, su şişesi vs. ile zarar verdik. Gökyüzünün havasını bile değiştirdik bazı yerlerde gökyüzü hep gri mesela.
Netice olarak çözüm bir yerden başka bir yere gitmekten ziyade kendimizden başlayarak bir farkındalık oluşturmak ve etrafımıza bunu yaymak. Çünkü biliyoruz ki biz değişirsek dünya değişir. Çocuklarımıza temiz bir dünya bırakmak için farkındalık oluşturmak için bu kitabı okumaya ne dersiniz.
Ben bu kitabın güzel şeylere vesile olacağına çok inanıyorum onun için lütfen okuyalım okutalım çözümler üretelim.
Hadi bizde bir adım atalım..

Başka Bir Dünya Feyza Kartopu