8/10
·358 syf.··
2019 42. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2019 23:39
Olağan bir hayat yaşıyorsunuz, öyle aman aman bir derdiniz yok, herşey tasarladığınız gibi sürüyor ve zaman zaman da güzel bir yaşam sürdüğünüzü düşünüyorsunuz. Öte yandan, içinizde şiddetin bir kıvılcımına dahi rastlanmıyor, kesinlikle kimsenin canını yakma eğiliminde değilsiniz ve şiddet içerikli eylemlere hepten karşısınız. Peki, hakikaten bu böyle mi? İçinizde hiç şiddet duygusu yok mu? Bunu nereden bileceksiniz? Şiddete ihtiyaç duymadıkça, şiddete eğilimli olmadığınızı nasıl anlayacaksınız? Ya birgün işler yolunda gitmezse ve sizde de intikam, kıskançlık gibi duygular uyanırsa, ya içinizdeki beslediğiniz fakat henüz tanışmadığınız hayvanla karşılalırsanız..? Emile Zola'nın 'Hayvanlaşan İnsan' romanındaki, tren istasyonu şef yardımcısı Mösyö Roubaud herşeyin dört dörtlük olduğu hayatının aslında bir ihanet - yalan kumkuması olduğunu anladığında ve en yakınındaki insanların dahi bu ihanet kumpasında olduğunu gördüğünde artık içindeki hayvanla tanışmıştır. Sergilediği şiddete kendisi dahi inanamaz ki bütün bunlar sansasyonel bir cinayete kadar gider. Romanımızdaki tek cinayet bu değildir; şiddetler şiddetleri, cinayetler cinayetleri izler. Romanda nevrotik rahatsızlığı yüzünden cinayet işleyen de vardır, sevdiği adama bir ders vermek isterken katliam yapmaktan çekinmeyen de vardır. Romandaki çok sayıdaki roman karakterleri arasında psikolojisi düzgün veya suçsuz veya dürüst hiçkimseye rastlayamazsınız... Sıradışı bu Zola kitabı dönemine ışık tutmasının yanısıra bireydeki şiddet ve cinayet olgusunun gelişim aşamalarını anlatıyor. Akıllara ister istemez Sigmund Freud da geliyor... İçinizdeki hayvanla tanışıp, öfkeyle yarışmamanız dileğiyle, iyi okumalar...
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · İmge Kitabevi · 20183,972 okunma
·
21 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.