Gönderi

9/10
·256 syf.··
2019 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2019 14:54
Kuzeyin o buz gibi, ıssız mi ıssız vahşi topraklarında başlayıp, güneyin sıcaklığına ve kalabalığına uzanan bir hayat hikayesi okudum Beyaz Diş’in gözünden.Kendi yaşadığı doğası mı daha vahşi, yoksa insanların bulunduğu yer mi diye düşündüm. “Biri için hayatın yolu ötekini yemekten, öteki için hayatın yolu yem olmaktan geçiyor.” sözleriyle anlatmış vahşi doğayı. Vahşi doğanın kanunu bu tam olarak. Peki insan oğlundan gördüğü vahşiliği takacak bir sıfat var mı? Doymak ve hayatını idame etmek doğanın kanunu fakat insanın hırsı, açgözlülüğü ve şiddet arzusunu doyurmak için katletmek var mi bunun bir adı? Bunu da “vahşi hayatta bir annenin yavrusuyla geçirdiği vakit kısadır; insanın egemenliğindeyse bazen daha kısa...” diyerek çok güzel bir şekilde anlatmıştır. Beyaz dişe gelecek olursak sevgiyle buluşması geç oluyor. Sahiplerine göre şekil alması bunun birinci etkeni olarak karşımıza çıkıyor. Artık en son olarak kimseden göremediği ve hiç tanımadığı sevgiyi en son sahibinden fazlasıyla alıyor. Ve son olarak London’ın usta kalemi ile en ince ayrıntısına kadar nasıl sadık kalındığını da çok güzel anlatmış. Tüm kitabı tek cümle ile söylemek gerekirse, insan olmasa dünya daha güzel olurmuş.
Beyaz DişJack London · Can Yayınları · 202495,4bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.