Bir kültürün, bir halkın ölü bir çerçeveden çıkarak, çağı kuran ve anlamlandıran ülkelere eşit bir etki yüküyle dipdiri olarak ayağa kalkışında edebiyatın ve daha geniş bir ele alışla sanat ve kültürün payı, ruhun vücuttaki payı gibidir. Homeros'un tahtı boşuna yükselmiyor. Roma'da söz kudreti, devlet adamı olmasın ayrılmaz bir parçasıydı. Devlet adamının ihtişamında söz ihtişamı hükmetmenin baş dayanağıydı. İslam da geldiği zaman Yedi Askı şairlerini (kabe duvarlarına müşriklerin astı şiirler) gölgede bırakan şiirlerini pörsütüp Kabe duvarlarından indirten bir söz ve belagat mucizesiyle geliyordu.