128 syf.
·3 günde·7/10
Öncelikle bu tip konularda içinde bulunduğumuz coğrafyayı,insanları anlayabilmek için kendi yazarlarımızı okumanın daha faydalı olacağı kanaatindeyim.Felsefi akımların temelleri çoğunlukla batıya dayanıyor ancak batının analizleri yer yer bizimle uyuşmayabiliyor veya çevirilerden kaynaklı sıkıntılar çekilebiliyor ve burada ülkemizde yapılan çalışmalardan faydalanmak devreye giriyor.Tabiki bu çalışmaların,sentezlerin objektifliği ve kapsamlılığı çok önemli.Yazarın bunu sağlayabildiğini düşünüyorum.Kitabın giriş bölümünde ülkemizdeki düzene bir eleştiri var ve laikliğin öneminden bahsedilmiş.İlerleyen kısımlarda ise ahlakın din kökenli olmadığı ve hume-nietzsche nin görüşleri yer alıyor.Bu kitabın benim açımdan en önemli kısmı Hume nin agnostik görüşü oldu.Din algısı a prioridir ve imana dayanır.Dolayısıyla tanrı sadece iman yoluyla vardır.A posteriorik olarak kanıtlanamaz.Dolayısıyla tanrının varlığını bilemeyiz.Hume nin agnostikliğini bu şekilde özetledim daha fazlası spoilera gireceği için merak edenler bu görüşle ilgili mekanizmayı kitabı okuyarak edinebilirler.Kitapta mevcut eğitim sistemiyle ilgili de ufak ama etkili bir eleştiri olduğunu not düşmek isterim.128 sayfalık bir kitap dili oldukça sade ve anlaşılır.