Kırmızı Buğday, otizm hakkında bir kitap olduğu kadar, insan ilişkilerini de anlatan bir eser.
Bilgi verici olduğu kadar, anlattığı öykülerle de bilgiyi öğrenmemizi değil; anlamamızı da sağlayan bir yapıt. Aslında kitabı okurken bizi bilgilendirme amacı olduğunu hissetmiyoruz bile. Bu da kitabı sıkıcı olmaktan kurtarıyor. Kitap bittiğinde otizm hakkında ne çok şey öğrendiğinizi fark ediyorsunuz.
Çoğu kez görmezden gelinen büyük ama yalnızlığa itilmiş bir sosyal olguyu hem psikolojik olarak hem de eğitsel olarak gözler önüne seren bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle Özel Eğitim öğretmenlerinin kendi öğrencilerini daha yakından tanımalarına yardımcı olacağını düşünüyorum. Belki bu kitabı okuduktan sonra bizler de öğrencilerimizin Kırmızı Buğday’larını keşfederiz :)