141 syf.
·2 günde·8/10
Öykü kitabımız için uzun uzadıya bir inceleme yazmayacağım. Bu sefer kısa kısa düşüncelerimi belirtmekle yetinmek istiyorum. Kitapta 5 kısa öykü var. Her biri ayrı ayrı keyfili, canlı olmakla beraber hızlı bir akışa sahip. Kafa dağıtmak için okunabilir diyeceğim fakat böylece kitabın değerine zarar veririm düşüncesiyle vazgeçiyorum.

Bir kaç öyküsü gerçekten çarpıcıydı. Belirtmek istediğim en önemli konu ise Edgar Allan Poe'nun kara atmosferi. Kara atmosferin çatısı altında gerçekleşen olayları ile kimi okurları ürpertebilir.

Son olarak kitabın arkasına Adam Yayınları tarafından Marie Bonaparte'nın Edgar Allan Poe için paylaştığı düşüncelerini eklemek istiyorum zira benim çok hoşuma gitti, sizin de ilginize olabilir.

"Garip, dengesiz ve saplantılarla dolu yapısının kendini cinayete ya da deliliğe sürüklemesini önlemek için, Poe'nun elinin altında bir başka zehir vardı. Herkesin aynı rahatlıkla kullanamayacağı bir zehir: Güzel ve özenli yazısıyla, arada bir derin üzüntüsünden sıyrılmasını sağlayan, ürkünç, kasvetli ama avutucu imgeleri kağıda döktüğü mürekkepten söz ediyorum."