272 syf.
·10 günde
Kitabı incelemeden önce yazar hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum. Mary Shelley, feminist yazar ve filozof Mary Woolstonecraft ile politikacı ve filozof William Goldwin çiftinin ilk çocuğudur. Annesi öldükten sonra babası ikinci evliliğini yapmış ve Mary, evde eğitim almıştır. Mary, vaktinin çoğunu evdeki kütüphanede geçirir. 1811 yılında Ramsgate’de bulunan bir yatılı okula giden Shelley, 1814 yılında, dönemin en ünlü romantik şairlerinden birisi olan Percy Bysshe Shelley’e aşık oldu. Mary ve Percy Shelley bir süreliğine Avrupa’yı gezdiler. Ekonomik zorluklarla mücadele ettiler ve 1815’te ilk çocuklarının ölümüyle büyük bir sarsıntı yaşadılar. Mary, yalnızca birkaç gün hayatta kalan bir kız çocuğu doğurmuştu.

Sonraki yaz, Shelley ailesi, Jane Clairmont, Lord Byron ve John Polidori ile İsviçre’de buluştu. Havanın sürekli yağışlı olmasından dolayı kimse dışarı çıkamıyordu. Evde vakit geçirmek için bir iddiaya girdiler. Lord Byron'un fikri üzerine herkes bir korku hikayesi yazacaktı ve içlerinden birisi en iyi korku hikayesi seçilecekti. Mary, o dönemde yapılan bilimsel deneylerden ve Byron'un arkadaşı Doktor John'un bilgilerinden etkilenerek bu kitabı yazıyor. Kitap ilk başta Percy Shelley adına basılsa da ikinci baskıda Mary Shelley olaraj geri düzeltiliyor.

Kitap annesi öldülden sonra ölümsüzlük üzerine ceset parçalarını birleştirerek oluşturduğu vücudu elektrik akımı yardımıyla canlandıran Victor Frankestein'in hayatını konu alıyor. Frankenstein canavarı canlandırdıktan sonra ondan korkuyor ve kaçıyor. Bu duruma çok üzülen canavar ise bir köye gidiyor. Oradaki insanlar da ondan korktukları için köyden çıkarmaya çalışıyorlar ve canavar bir yerde gizleniyor. Gizlendiği yerde bir delik var ve bu delikten yan tarafındaki kulübede bir aile oturduğunu görüyor. Konuşmayı ve çoğu şeyi o aileden öğreniyor.

Geri yaratıcısına doğru giden canavar,yaratıcısından intikam almak için bazı cinayetler işliyor ve kitap bunu konu alıyor. Kitap genel olarak akıcı ve dili ağır değil. Herkese tavsiye ederim.

Ayrıca Mary Shelley'in hayatını konu alan bir film var, ben kitabı ilk orada duymuştum izlemenizi öneririm.