18. yüzyıl ve hatta 19. yüzyıl başlarında, büyük şehirlerin mahallerinde bile toplumsal sınıflaşmaya göre biçimlenmiş, belirgin bir mekan farklılaşması yoktur. Bir paşanın konağının karşısında, basit bir evkaf katibinin küçük evi bulunur. Bütün bu insanlar birbirleriyle her gün karşılaşır, etiket farklılıklarına rağmen muhatab olurlar.