6/10
·80 syf.··
2019 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2019 04:56
İlk önce genel bilgilerle başlayayım. Çeviri ve edisyon konusunda bir sorun göremedim fakat dipnotların biraz yetersiz kaldığı kanaatindeyim. Gerçi ellerinden geldikçe bilgi vermişler ama kitap çok kişisel kalıyor. Japonya’yı ve Japonya kültürüne pek aşina değilseniz epey yabancı olabilirsiniz. Genel içerik olarak bahsetmek gerekirse Tanizaki yaşadığı olumsuz durumlar sonunda alışkın olduğu Batılı hayatını bırakıp daha kültürel olan Japon evlerinde yaşamaya başlıyor. Önceleri Batılı düşünceyi ve Batılı tarzı benimsemiş olan yazar kültürel bir evde yaşamaya başlayınca bunu sorgulamaya başlıyor. Bu sorgulamanın sonucunda bana göre zaman zaman biraz tutucu düşüncelere sahip oluyor fakat bunları uygulama konusunda Batılı yönünü pek de yenemiyor. Bu bağlamda biraz Batılı tarzı yabancı bulmaya başlıyor ve bunu neden böyle bulduğunu da anlatıyor. Çeşitli anıları ve deneyimlerine dayanarak yazdığı bu kitap bir deneme. Yani bir öykü yok içinde sadece kendi düşünceleri ve neden böyle düşündüğüne dair sorgulamaları var. Okunuş bakımdan oldukça akıcıydı. Sıkıcı bir anlatıma sahip değil. Konudan konuya atlayan tarzı biraz sohbet havası veriyor. Burada asıl önemli olan kitabın da adında olan “Gölge” mevzusu. Batılıların aşırı parlak bir yaşamı sevdiğinden hatta mümkünse gölgeyi tamamen hayatlarından çıkartacak icatlar peşinde koştuğundan bahsediyor. Aynı zamanda zamanında dünyayı şekillendiren ülke Japonya olsaydı bu icatların nasıl bir şekle bürüneceğini de düşünmeden edemiyor. Bu noktada da kendi ülkesinin bu abartılı Batıcı tarzını da eleştiriyor. Bana kalırsa oldukça güzel bir tartışma kitabı olabilir. Kitabı okurken kendi çocukluğuma giderek sorgulayıcı bir yolculuk yaptım. Tüplü televizyonların olduğu, sürekli elektriğin kesildiği, büyük sobaların kurulduğu o evdeki huzur hissini tarttım. Bu noktalarda Tanizaki’ye hak vermeden edemedim. Belki de bu yüzden yaşayış biçimi olarak gölgeli bir tarzı mümkün olduğunca kendi hayatımın içine kattığımı fark ettim. Bana göre de pasparlak ve gölgesiz bir ortam rahatsız edici. Sanki tüm düşüncelerim herkes tarafından görünüyormuş gibi kendimi çıplak hissediyorum. Oysa gölgelerin cirit attığı bir ortam insanın gerçekten de -bana göre- hayal gücünü harekete geçiyor. Sobalı evlerdeki o odun kokusu, yaydığı sıcaklık ve yarattığı gölgeler insanı başka diyarlara sürüklüyor ister istemez. Çocukluğumdaki o mum ışığı deneylerini ve yolculuklarımı, evin içinde karanlığa saklanma, ev kurma, çadır kurma günlerimi hatırladıkça kitap daha da hoşuma gitti. Keza geçen senelerde yaşadığım kpss maratonundan sonra mum ışığında ders çalışmanın keyfini de sürdüğümden o zaman hep neden mum ışığında daha verimli olduğumu düşünüp durmuştum. Belki de sebebi Niyazaki’nin vurgulamak istediği şeydendi. Elektrikler kesilince genelde keyif alan bir insanımdır. Hatta zaman zaman mum yakıp kendi evimi gözden geçirdiğim zamanlar da olur. Şu zamanlarda mum pek kalmadı aslında. Etrafa ışık yayan pilli ya da şarjlı lambalar kullanıyoruz ve ben onların o yapay ışığından pek haz etmiyorum. O sebeple evde hep mum bulundurmaya özen gösteririm. Üniversite hayatım dahil genelde kendi evimde yaşadığım için sanırım etrafı kağıt kaplı uzun bir lambader ile gölgeye olan bu hayranlığımı yaşatmaya devam ediyorum. Tavsiye eder miyim konusunda bir yorum yapmak istemiyorum çünkü bu bir deneme yazısı olduğu için sevmeyenler olacaktır. Yine de ben yazarın gölgeye olan hayranlığını, kendi içindeki çatışmasını ve benim içimde yaptırdığı yolculuğu sevdim. Japon kültürüne olan bilgileri de hem şaşırtıcı hem de garip bir deneyimdi. Bazen bahsettiği mekanları bilmediğimiz için o satırlar bizlere pek bir şey ifade etmiyor. Bunu da atlamamak gerek. Japon kültüründeki kadınlar konusundaki düşünceleri biraz fazla kültüreldi. Kendisinin bu kadınlar hakkında gölgeyle olan bağlarını anlattığı bazı satırlar yüzünden kafamda oluşan o görüntü bana biraz ürkütücü geldi. Böyle bir şeye duyduğu özlem de biraz garip geldi. Bu da muhtemelen bakış açısı ve kültür farkından ortaya çıkan bir durum. Yine bu düşünceleri aynı zamanda kendi kültürümdeki kadınların görünüşlerini başka bir kültüre aitmişim gibi dışarıdan baktığımda nasıl görüneceğini düşünmeye itti. Neyse efendim seksen sayfalık bir kitap için fazlasıyla söz söyledim. Karar sizin.
Gölgeye ÖvgüCuniçiro Tanizaki · Jaguar Kitap · 20192,961 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.