Kurtuluş Yalçın bir yorumu yanıtladı.
Gazali hazretleri buyuruyor ki; Evlilikte önemli olarak uygulanması gereken kural erkeğin kadın bedeninden meşru şekilde yararlanmasıdır ama tutkuyla sevgi ve bağlılık yoktur. Karı koca aşkla bağlanırsa Allah'a şirk koşmuş olur. Zira tek aşk Allah'a dır. Çok eşlilik erkeğin tutku ile bağlanmasını önler.

İyi güzel! Erkeğin bir kaç karısı olduğu için aşkla bir kadına bağlanması önleniyor. O, zevkinde sefasında ama kadının bir tek kocası var. Doğal olarak ona bütün sevgisiyle bağlanacak ve Allah saklasın Gazali' ye göre yüce Mevla'ya şirk koşmuş olacak. Şirk koşmaktan sakınan kadına bir kaç koca gerekmez mi? Hak doğmaz mı?.
Olmaz! Tek kadın, 9 erkeğin cerahatini yalayamaz ki: Eğer erkek tepeden tırnağa cerahat olsa, kadın diliyle yalasa, yine de erkeğin hakkını ödeyemez.
irem
Fatmagül Berktay’da bir kitabında buna değinmişti. Açıkçası hiç bu şekilde düşünmemiştim ben. Aşık olmak demek, başkasını Allah’dan daha çok sevmek demek olduğu için dolaylı yoldan şirktir. Çok eşlilik ise erkeğin ev içi otoritesini koruyabilmesi ve aşık olmaması (şirk koşmaması) için ideal bir çözüm olarak görülüyor. Kadının ise burada aşık olmaması için yine çok eşlilik devreye giriyor. Kocasının sadece kendisine ait olmadığını ve aile içinde sadece efendisinin istekleri doğrultusunda yer ettiğini biliyor kadın. Zaten evlilikte modern dünyadaki gibi bir karı-koca ilişkisi de önerilmez. Daha çok efendi-zevce ilişkisi önerilir.
Kurtuluş Yalçın
Ben bir erkek olarak kadınlık onurunu yaraladığını düşünürken, Atatürk'ün kadına yeniden hak ettiği değeri kutsarken, demek ki bazı kadınlar eşlerini paylaşmayı masum bulabiliyor. Garip. Oysa ki Neşet Ertaş ne güzel türküsü yare ve anaya seslenir. İki büyük nimetim var, biri anam biri yarim, ikisine de hürmetim var, biri anam biri yarim.