Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2019 20:33 Uzun bir süre başucu kitabımdı “Bir varmış Bir yokmuş”. Yoğun geçen bir süreçte başlamıştım ve çok fazla vaktim olmuyordu bir an önce başına oturup bir günde bitirmeye.
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk kısım kurgu hikayelerden oluşuyor, İkinci kısım ise gerçek hayattan alınmış hikayeler barındırmakta. İlk olarak birinci kısımdaki hikayeleri okumak gayet hoştu. Fazlaca masalsı hikayelerden oluşuyor. Belki de ismini bu sebepten dolayı böyle düşünmüştür yazar. Fakat ikinci kısma başlayınca gerçek hayata dönüyorsunuz ve bir çok dergide yayımlanmış yazıları okuyorsunuz.
Aslında daha önceden yayımlanmış öyküleri ya da daha doğrusu köşe yazılarını okumayı pek sevmem. Yani kitapta okumayı pek sevmem. Fakat yoğun bir dönemden geçiyorsanız ve ara ara kitap okumak istiyor ama vakit bulamıyorsanız köşe yazılarından oluşan kitapları okumak gerçekten mantıklı olabiliyor. Çünkü elinize alıp bir öyküyü okuyup birkaç sayfa sonra bitirip ertesi gün yeni bir öyküye başlayabiliyorsunuz.
İkinci kısımdaki son öykü beni gerçekten derinden etkiledi. Rabia’nın töre cinayetine kurban gidişini anlatan öyküyü okumak gerçekten üzücü idi. Aslında bu tarz hikayeleri çok duyduk, çok okuduk ama Rabia’nın hikayesi gerçekten derinden etkiledi beni. Bu tarz vahşetlerin, cinayetlerin, işkencelerin yaşanmış ve maalesef hala yaşanıyor olması ürkütücü.
kitabın akıcılığı her zamanki gibi Ayşe Kulin akıcılığı idi. O konuda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Ayşe Kulin okumak gerçekten iyi geliyorz