Gönderi

8/10
·232 syf.··
2019 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2019 03:11
Swastika, "mutluluk getiren" veya "iyi talih" anlamını taşıyan “svastika” kelimesinden türetilmiştir. Bildiğimiz anlamda Hitler tarafından Nazi ideolojisinin simgesi olarak ilan edilen "gamalı haç". Kitaba geçmeden önce biraz "gamalı haç"tan bahsetmek istiyorum. Hitler sonrasında çok olumsuz bir anlam kazanan bu simge, aslında antik çağlardan beri evrenin her yerinde iyi anlamda kullanılan bir simge idi. Mayalar, Sümerler, Hindular, Budistler ve sayısız medeniyet bu simgeyi iyilik sembolü olarak kulllanmışlardır. Hitler'in bu simgeyi seçmesinin nedeni ise Madame Blavatsky'in kitabında anlattıklarıdır. Yıllarca Tibet'te kalan bu Rus-Alman yazar, insanlık tarihinde önemli roller üstlenecek yedi ırktan bahseder. Aryan ırkı ise insanlığı aydınlığa taşıyacak paranormal güçleri olan ırktır ve onların sembolü de "svastika"dır. Hitler'in başucu kitabı olduğu söylenen bu kitaptan sonra simge Nazilere geçmiş ve bir daha da hiç bir zaman iyi anlamda anılamamıştır. "Swastika Geceleri" kitabı 1937 yılında Hitler hala yaşıyorken yazılmış ilginç bir distopya. Kitabı iyi bir distopya olarak puanlamak mümkün değil ancak Nazi döneminde yazılmış iyi bir Nazi eleştirisi olarak görmek daha doğru sanki. Tabi ki birçok distopyaya ilham kaynağı olmuş bu kitabın distopik özellikler taşımadığı söylenemez. Kadına yönelik tasarımlarına baktığımızda “Damızlık Kızın Öyküsü” bu kitaba çok benziyor, fakat daha çok gelişmiş versiyonu gibi duruyor. Ancak dediğim gibi yazar bu kitabı yazarken distopik bir gelecek tasarlayayım amacında olmamış diye düşünüyorum. “Bakın bu Hitler’i böyle desteklemeye devam ederseniz, üstünüze çıkar” tarzı bir eleştiri yapmış gibi geldi. Yani distopik bir amaç taşısaydı, kitabını geleceğe dair daha net değişimlerle de süslerdi heralde. Sonuçta 700 yıl sonrasından bahsediyoruz. Spolier başlar… Almanlar ve Japonlar savaşı kazanmıştır. İçbükey dünya teorisi gerçekleşmiş, Hitler dünyayı ele geçirince, evreni de ele geçirmiş sayılmış ve tanrı olarak göğe çıkmıştır. Göğe yükselince tabi boyu falan uzamış, sırma saçları falan çıkmıştır. Annesi bunu doğurmamış, kendisi gök gürültüsü tanrısının kafasından infilak etmiş. Ee klasik distopya geleneği, bütün kitaplar yakılmış, okuma bilmek sadece her eyalet başına bir düşen şövalyelere izin verilmiş. Yahudiler evrenden silinmiş, Hristiyanlar ve Alman olmayan bütün ırklar ikinci sınıf ilan edilmiş. Müslümanlığın m’sinden bile bahsedilmiyor. Kitabın en ilginç kısmı ise kadınlara olan yaklaşım. Bütün kadınlar, en düşük ırk olarak görülüyor. “Damızlık Kızın Öyküsü”nde hiç değilse şövalyelerin karıları erkeklerle eşit sayılırdı fakat bu kitapta bütün kadınlar eziliyor. Kadınları sadece “kuş yuvası” olarak görüyorlar yani erkeğin tohumunun olgunluğa erişene kadar içinde beslendiği bir yuva gibi. Spoiler biter… Sonuç olarak distopik özellikleriyle distopya severleri pek kesmeyebilir. Anlatımı, olay örgüsü veya edebi dili de müthiş bir performans göstermiyor. Ancak Hitler dönemine ilgi duyuyorsanız veya distopya olsun da çamurdan olsun diyorsanız benim gibi keyif alarak okuyabilirsiniz. Ayrıca karakterler arası diyaloglarda yazarın çok değişik bir kafası olduğunu farkedecek, “farklı bakış açısı” alıntıları not edeceksiniz. Hadi oooo swastika swastika..
Swastika GeceleriKatharine Burdekin · Encore Yayınları · 2014873 okunma
··
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.