430 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
"Harami"
Her şey bu kelime ile başlıyor. Bana bu kelime bazı insanların doğuştan kaderinin kötü yazıldığını düşündürüyor ama bazı yolları kendi irademizle seçmemiz ise yine kaderimizi iyi ya da kötü yönde etkiliyor diye düşündürüyor yine tıpkı Meryem Co' nun Nana yerine Celil'i tercih edip kaderini değiştirmesi gibi... Meryem küçük yaşta hayatın ona getirdiği kötü armağan ile aile birliği olmadan hayatını sürdürse bile baba sevdalısı, anneyi yanlış tanıyan ( başkaları yüzünden ve annenin bazı davranışlarından dolayı ) bir kız çocuğu olmasına rağmen yine de çok akıllı, uslu bir çocuk ta ki on beş yaşına kadar... On beş yaşında hayatın ikinci kötü darbesini annesinin kaybı ve kendinden yaşça büyük Raşit ile evliliği sonucu alıyor. Raşit ile evliliği sırasında bir çocuk sahibi olamayışı, Raşit'in çeşitli fiziksel, cinsel, duygusal vb. şiddetleri sonucu çocukluğu, gençliği kayıp gidiyor. Birde bunlar üstüne Afganistan'da yaşanan çeşitli rejim değişiklikleri, savaşlar, kayıplar ekleniyor son olarak ise savaşta komşusu Fariba'nın kızı Leyla ile ortak kuma olarak yaşaması ekleniyor. Peki ya Leyla ne yapıyor? Meryem gibi hayatı kötü başlamasa bile de o da savaş kurbanı olarak hem bir uzvunu kaybediyor hem de ailesini ve çok sevdiği Tarık'ı... Bunun sonucu Tarık'ın emaneti ile birlikte Raşit'e ikinci bir eş oluyor. Raşit yine Leyla'ya da zulüm ediyor ve birde ondan çocuğu oluyor. Bu kadar savaş, kan, kayıplar varken bu iki kadın bir şekilde ortak bir yaşama giriyorlar buna ise aynı kaderi paylaşmak deniyor. Birbirlerine anne-kız, abla-kardeş oluyorlar her acıyı, sevinci beraber bölüşüyorlar tabi Meryem daha fedakar oluyor belki de hayatta yaşadığı talihsizlikler sonucu pek bir gayesi olmadığı için Leyla ve hayelleri adına kendini feda bile ettiği oluyor ona birçok fedakarlık yapıyor. Bu kitap insanı sayfaları çevirdikçe içine hapsediyor sanki okuyucu orada bir Meryem, Leyla, Nana, Tarık, Raşit ve daha birçok karakter oluyor. Kitabın bazı yerlerinde insan istemsizce duygularına hakim olamıyor ben bazen gözyaşlarımı engelleyemezken bazen ise tebessümlerimi engelleyemedim. Gerçekten bir savaş sırasında iki kadının birbirine yoldaşlığını harika bir kalemle anlatmış yazar. Mükemmel tasvir, betimlemeler mevcut. İnsan hayatında bu kitabı kesinlikle okumalı ders çıkarılabilecek sayılı kitaplardan hatta umut vaat eden kitaplardan. Umarım bizlerde her zorluğa karşın umudunu kaybetmeyen bir Leyla, tüm kötü anılara karşı ise her zaman dostunu, yoldaşını bırakmayan onun için sonsuz fedakarlık yapan bir Meryem gibi yaşar, öyle insanlarla karşılaşırız ve umuyorum savaşsız, kansız ve eşitlikçi yarınlarımız olacak, dünyayı sevgi, adalet ve barış kurtaracak.