Hatıra Zevki Var Kederde ||

Buraya bakın.
Buraya bakın ve tekrar edin: ''Akşam kapanınca perde perde,
Bir hatıra zevki var kederde.''
Kederin zevkini bilirim ben. Yaşadım çok kere.
Yahya Kemal'in kederi bir hatıranın zevkiyle özdeş kılması beni coşturuyor. Beni böyle dizeler coşturuyor. ''Garip bir şairim ben..''
Kederin bir hatıra zevki taşıdığını bilirim ben.
Donacak kadar güzel zamanları hatırlamanın kederli bir yanı vardır. Kırık, küçük, mahçup ve fakat illa ki azıcık şımarık bir gülümsemeyle sevdaya tutulmanın kederini de bilirim.
Geçmiş zaman içinde hayal kurmanın, gelecek zamanda anı biriktirmek olduğunu bilirim.
Hayal ile anı arasında kurulmuş bir hamakta zamanı demlerim ben.
Ağırbaşlı bir duygu gelip usulca bağdaş kurur soframda.
Her şey kararmamıştır henüz.
Kapkara olmamıştır.
Soluk da olsa renkler vardır, ve bir hatıra zevki ile dolar içime keder.
Bir okul bahçesinde yürüyen bir kızın adımlarına uydurduğum müzikal ritim mavi bir manto gibi bürür ufkumu.
Akşam perde perde kapanır.
Ve ansızın hatırlarım bir şeyleri.
Bir gece yarısı soluk soluğa gelmiştir bir mesaj. Bir yağmur yağmıştır. Bir uzak şehre gitmişimdir. Bir otobüse koşarak yetişmişimdir. Bir şiir yazmışımdır 8.10 vapurunda.
Sonra kapkara olur ortalık. Munis keder sevişmeden arta kalan kirli bir çarşaf gibi atılır üstümüzden.
Zindanda insanı yaşatan aşk kanatlı bir karınca gibi uçar gider. Bir okyanus kenarında bile o geniş gökyüzü teselli etmez olur gayrı.
Artık kederin hatıra zevki kalmamıştır.