Gönderi

Hadi bir şiir ısmarlayın, ruhum çiçek açsın...🌸
1000Kitap
·
55 Gösterim
35 Yorum
“Bütün iyi kitapların sonunda bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda meltemi senden esen soluğu sende olan, yeni bir başlangıç vardır…”❤ Edip Cansever⚘
Teşekkürler 😊🌼🌼
Yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Hayat kadar berrak, ölüm kadar karmaşığım. Yüreğim kirli bir gökyüzü, sense dolunay... Ruhunu esir alan sarmaşığım! Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda nice umut yeşerir gecenin soluğunda. Biz o bankta oturmuşuz Kalubela'dan beri. Kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri... İlk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Şimdi başka gökyüzü. Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü... Hazırlan Mahbube; çünkü hazır yeryüzü! Şu yollar, şu kaldırım, şu kedi... Kuşlar bile "hazırız" dedi. Bu saatler artık tehlikesiz, Mahbube uyan! Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan. Dinleseler sükûnetin vaveylasını her mecnun bulur elbet Leylasını. Şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır. Bu dolunay hatrına bin yıldız yakılır! Bıkmadan, usanmadan bakılır da bakılır... Şimdi başka gökyüzü. Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü... Hazırlan Mahbube; çünkü hazır yeryüzü! Elveda ey benim yüce yalnızlığım! Her bakışta ışık ışık eriyen kederim. Elveda ey sonsuz boşluk, elveda! Artık yerim bellidir benim... Ey uluyan kurtların yoldaşı bedir! Bin yıllık yurtların sırdaşı bedir! Bil ki bu aşk bir hicrete gebedir... Elveda ey benim rengârenk karanlığım! Her nefeste dalga dalga çürüyen viranlığım. Bilir misiniz vuslat, deniz ile göğündür... Yârin gülümsemesi sanki bize düğündür. Ah o mahfuz saçların, ah o deniz gözlerin... Biri sonsuz uzundur, biri sonsuz derin! Gör ve işit Mahbube, işte senin eserin: Çarpıldı aşk denen güce, yalnızlığım. Elveda ey benim yüce yalnızlığım!
Önceki 2 yanıtı göster
Teşekkürler 😊🌸🌸
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
youtu.be/Cu0FAO-U72U yağmur ne zaman böyle yağsa durup insanları izliyorum etrafımı sokakları caddeleri ve binaları pinokyo herkes gibi dükkanların binaların saçakların altına kaçmak geçmiyor içimden önümden arkamdan sağımdan ve solumdan insanlar akıyor durmadan durmadan akıyorlar ve çok pisler çok pisler pinokyo insanlar çok kirliler bu yüzden mi kaçıyorlar tanrıdan dersin bazen yağmur yağınca aklıma annem geliyor pinokyo eski bakır leğende beni yıkayışı ve benim kaçma çabalarım geliyor şimdi şu yağmurdan kaçan ve insan olduklarını iddia edenlere bakıyorum da kahkahalar atasım geliyor pinokyo acı acı kahkahalar savurasım geliyor şöyle düşünüyorum pinokyo şöyle düşünüyorum baksana sanki tanrı kullarını yıkayıp paklamak istiyor da sanki dünya koca bir bakır leğen de tüm kulları huysuz çocuklar gibi kaçışıp saklanıyor oysa tanrı her an sizinle beraberdir o her yaptığınızı görür denilmiyor muydu insanların yalanlar kokan ağızlarında sırf çuvalları için bunun gibi kutsal sözcükler dizilmiyor muydu pinokyo yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum ey insancıklar demek istiyorum onlara pinokyo ey insancıklar tanrı sizi görüyor görmese bile şu an sokağın en haylaz çocuğu ilan ediyorum kendimi ve hepinizin yerini pinokyoyla beraber bir bir söylüyorum ona kaçmayın gelin hep birlikte arınacağız yıkanıp temizleneceğiz bu yağmurların altında ey insancıklar ey samimiyetsizler ey insanlığını askıya alanlar kaçmayın tanrı bizi temizlemek için geceden beri içi yüklü bulutlar topluyor gökyüzünden onları sıkıp bu yağmurları biriktirene kadar çok yoruldu ben şahidim gelin ey insancıklar gelin birikin şu meydanlarda sokaklarda caddelerde tanrının emeğinin karşılığını verin temizlenip o günahsız çocukluğumuza dönelim oysa sevgiyi hatırlatmak istiyorum onlara pinokyo arkadaşlık saygı halden bilmek ölümlü olduğunu şöyle bir hatırlamak sonra şiiri pinokyo ekmeğin birden fazla parçaya bölünebileceğini şarkıların ve türkülerin hep bir ağızdan kardeşçe söylenebileceğini acıların da sevinçlerin de bölüşebileceğini söylemek istiyorum belki demek istiyorum onlara pinokyo belki insanlığımız daha ölmemiştir de bir enkaz yığını gibi üstümüzde yer edinmiş yalanlarımızın samimiyetsizliğimizin iki yüzlülüğümüzün vicdansızlığımızın altında bir yerlerde bizim onu kurtarmamızı bekliyordur demek istiyorum pinokyo demek istiyorum onlara haykırmak istiyorum onlara pinokyo pinokyo kardeş haykırmak istiyorum Ümit Aras Dağlı
Önceki 1 yanıtı göster
Teşekkürler 😊🌸🌸
Reklam
"ben senin en çok sesini sevdim buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi önce aşka çağıran,sonra dinlendiren bana her zaman dost, her zaman sevgili ..."
Teşekkürler 🌸🌸
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin! Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden, Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden… Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı. Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler, Tek bendeki volkanları söndürse denizler! Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’ İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil Sırretmeye elden seni bir perde olurdum. Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum. Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur. En hisli şiirden de örülmez bu güzellik. Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik
Teşekkürler 😊🌸🌸
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.