Gönderi

6/10
·480 syf.··
2019 20. kitabı
Hayatımızda, başkalarının hayatında gördüğümüz kötüleri hep yargılar dururuz. Onlara iğrenerek ya da acıyarak bakarız. Bazense düşmanımız biliriz onları. Peki ya insanın içindeki şefkati, merhameti, sevgiyi kaybetmesi birdenbire mi olur? Bir başkasını delidivane seven insan neden diğerlerini sevemez ki? Uğultulu Tepeler’deki Heatcliff karakterinde tam olarak bununla karşı karşıyayız. Acımasız ve kötülüğün simgesi olan Heatcliff aynı zamanda Catherine için canını verebilecek bir insan. Ama çocukluktan itibaren hor görülmesi,dışlanması hiç umrunda olmadı. Taa ki sırtını yasladığı, hayatında en çok güvendiği insan olan Catherine tarafından kırılana, dışlanana kadar. İnsanların boş yere kötülüğü seçmediği, altında hep tetikleyen nedenler olduğunu gösteren, psikolojik tahlilleri bol olan bir kitaptı. Ne yazık ki kitapta sevdiğim tek karakter olmadı. Hepsinden ayrı ayrı nefret ettm bile diyebilirim. Kitabın bunu başarması iyi bir şey değil mi?
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Koridor Yayıncılık · 201657,9bin okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.