Gönderi

Şapkamdaki Yılan...
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Lütfen incelemeyi bu kitabı okuyanlar ve okumadan önce farklı bakış açısı kazanmak isteyenler okusun... Herkesin okuduktan sonra farklı farklı manalar çıkaracağı iddia edilen o ünlü kitap. Evet bu incelemenin muhatabı "Küçük Prens" orijinal ismiyle "Le Petit Prince". Kitabın fikriyle ile ilgili ana kabul sınıflar arası farklılık ve insanın toplumdaki yeri ile ilgili tespitleri. Ortada bir çocuk var. Kendi yaşadığı yerden uzağa düşüp farklı yaşam merkezlerini ziyaret ediyor. Başka bir deyişle sosyalleşiyor. Ve sistemin ne kadar saçma olsa da hala müthiş bir ahenkle çarklarının duraksız döndüğünü görüyor. Kimisine göreyse bu yolculuk bir büyüme yolculuğu. Bir çocuğun büyüme serüveni. İçinde derin bir büyüme korkusunu barındıran bir ufaklığın hikayesi. Ve bu çocuk büyürken yine sistemin ayrıştırıcı yapısını gözlemliyor ve hissetiği o hiçbir yere ait olamama duygusu onu buraya bizim dünyamıza getiriyor daha doğrusu bir çöle. Şimdi kendi hükmettiği bir gezegeni olan ve sınıflar arası ayrımcılığın had safası bir unvan olan "Prens" diye isimlendirdiğimiz bu masumiyet timsalinin büyüme macerasını ve korkusunu bir kenara alalım ve kitap bize gercekte ne anlatmak istiyor ona bakalım. Bu kitabı bu kadar muazzam kılan nedir? Kitleleri peşinden sürüklemesinin asıl sebebi ne olabilir? Kitap kısa. Kitap 150 sayfa. Fakat bu sayfalarda yazar ölüme olan yolculuğumuzu o kadar iyi incelemiş ki biz bu kitabın daha ölümü anlattığını anlayamadan kitabın tesiriyle son sayfaya geliyoruz. Şu soruyu kendimize soralım. Bu kitabın asıl karakteri kim? Prens mi? Bize tanıtılan o temsil karakterleri mi? Hayır. Kitabın en önemli karakteri bizim o hep göz ardı ettiğimiz daha en baştaki bölümde yazar anlatırken gülünç bir anı gibi okuduğumuz ve gerçek değilmişçesine yüzümüzde hafif bir tebessümle çizimlerde izlediğimiz yılandan başka kim olabilir ki? Kitabın en başına dönelim. Şapkadaki yılan. O ilk bölüm oraya eğlenceli bir anı olsun veya yetiskinlerin dar hayal gücünü idrak edelim diye konmadı. Ortada olduğu şey olmayan bir varlık var. Bir şapka. Ama şapka değil. Fili yutmuş yılan. Bir gerçeklik problemi. Kitap daha ilk sayfalarından bize gerçeklik algımızı sorgulatıyor. Ve şüpheli gerçekliğin ardına gizlenmiş mutlak bir gerçek var. Yılan yani ölümün kendisi. Hikaye yılanla başlayıp yine yılanla bitiyor. Peki o yolculuk niyeydi. Tüm o insan ve gezegen tanımalar. İnsan dünyaya geldi. Bir gezegene, sadece kendisine ait olan bir gezegene yani insanın kendi bilinci oluyor bu gezegen,geliyor. Orada bir benlik geliştiriyor. Bir sevgi,bir nefret bir çatışma yaratıyor. Bu çatışmamız gülümüzün ta kendisi oluyor. Ve insan bir gün birden bire sıkılıp dış dünyayı tanımaya gidiveriyor. Gitmeden öncede kendisine söz veriyor. Merak etme döneceğim ve dönene kadar sana hiç bir zarar gelmeyecek diye. Ve gidiyor. Evet arkadaşlar bu nokyada büyüme başlıyor. Ortak yaşamın getirdiği sorumluluklar, duygular ve kavramlar tanınıyor. Otorite sorgulanıyor,tanrı sorgulanıyor. Ve dönüp dolaşılıp aynı yere geliniyor. Bomboş bir çöle. Mutlak gerçeğe yani hiçliğe. Kendimizden başka kimsemizin olmadığı o gerçekliğe dönülüyor. Ama ne yazık ki insan kendisini o büyüme evresiyle kaybediyor. Ve prensimiz de bu mücadeleyi en sonunda kaybediyor. Büyüyor. Büyüyor ve artık kendisine yani gülüne ulaşamıyor. Muazzam bir özlem duyuyor. Ama hayır, bir kere o noktaya gelindi geri dönüş yok. Peki prensi diğer yetişkinlerden ayıran vasfı ne? İdrak ediyor. Büyümenin ne olduğunu idrak ediyor ve ondan korkuyor. Ve o korku onu hepimizin her daim göz ardı ettiği o şapkacığa o gerçeğe getiriyor. Yılana. Yılan bizler için geldiği vakit bir azrail bir felaket... Oysa küçük prensimiz için bur kurtacı. O sadece evune dönmek istiyor. Yılansa ona istediği şeyi veriyor. Ve böylece insan geldiği yere geri dönüyor... İşte kitabı bu kadar muazzam olmasının sebebi bu. Binlerce yıllık dinlerin yapamadığını 150 sayfada üstelik bizi çocuk kitabı yanılgısına düşüren kısacık bir kitapla yapıyor. Bize yaşamı ve ölümü kısacık ve öz bir şekilde anlatılıyor.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Mavi Bulut Yayıncılık · 2016279,7bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.