Gönderi

10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2019 08:35
Freddie Mercury'nin hayatı beni ilgiyle takip ettiğim ünlü kişilerin hayatları arasında en çok etkileyenlerden biridir. Müziğine lise çağlarımdan beri aşina olsam da kişiliği ve yaşam tarzı ile ilgili tüm detaylara ne yazık ki son birkaç yıldır hakimim. Geçtiğimiz yıl Türkiye'de Kasım ayında vizyona giren ve ben dahil tüm Queen hayranlarının beğenisini layıkiyle kazanan Bohemian Rhapsody filmi -senaryodaki bazı hatalara rağmen- Queen severler için bir dönüm noktası oldu bence. Grubun -müzik otoritelerince- olağanüstü başarılı bulunan frontman'i Freddie Mercury'i izlemekten ve dinlemekten çok daha öteye taşıdı bizi bu film. Tüm detayları ile değil belki ama meraklılarına Queen efsanesi ile birlikte Freddie Mercury'nin gerçek kimliğini yani Farrokh Bulsara'yı tanımanın kapılarını da ardına kadar açtı. Filmin ardından izlemediğim belgesel, ropörtaj, making of videoları ile konserlerin perde arkası görüntüleri; okumadığım bilgisel ve arşiv kalmadı diyebilirim. Hatta yabancı yazarların (Türk yazarlar tarafından yazılmış bir kitap henüz piyasada yoktu) Freddie Mercury ile ilgili dilimize henüz çevrilmemiş biyografik romanlarını okumaya yönelik araştırmalar dahi yaptım (hangi kaynak ile başlamalıyım, hangi yazar daha samimi ve tarafsızdır, hangi kitap gerçeği daha çok yansıtır gibi). Freddie hakkında okuma ve daha çok öğrenme arzumun arkasında özellikle 1982-1987 sürecine dair merak ettiğim birtakım sorular vardı. Bunlardan bir tanesi de: 80'li yılların başında HIV/AIDS salgının tüm dünyada olduğu gibi Batı Avrupa ve ABD'de de hızla yayıldığı dönemlerde, kamuoyuna yapılan onlarca uyarı ve bilgilendirmeye rağmen potansiyel bir hasta olarak Freddie neden bu hastalığı en başından beri ciddiye almamış ve hızlı, homoseksüel yaşamına fütursuzca devam etmişti? Hastalığın ne olursa olsun kendisine bulaşmayacağını mı düşündü ya da hayatının hızlı akışında, sıklıkla bulunduğu ortamlardaki ölümcül tehlikeleri bile görmezden gelmesine sebep olan şöhretin getirdiği vurdumduymazlık mıydı? Hayata karşı hep cesurdu evet ama son anına kadar hayata tutunma gayreti içerisinde olduğunu bilmesem bu, "hayata karşı bir meydan okumaydı" diyebilirdim ama böyle söylemek bugün bile hala o kadar kolay değil. Freddie Mercury hakkında (yerli ve yabancı basında yazılıp çizilen) neredeyse herşeyi okumuş biri için Türk bir yazarın kaleme aldığı bu kitabı okumanın bir risk olarak beni tatmin etmeyecek yanları olabilirdi ama önümde Freddie ile ilgili yazılmış bir kitap vardı ve ne olursa olsun onu okumalıyım diye düşünerek harekete geçtim. Kitapta kendi adıma "Hımm, bak bunu ilk defa duyuyorum." türünden bir bilgi ile karşılaşmamış olsam da eserin yazar Meltem Yılmaz tarafından başarılı bir şekilde kaleme alındığını söyleyebilirim. Kitabın en önemli özelliği de sıkıcı olmayayım kaygısıyla okuru gelişigüzel yazılmış, sığ bilgiler havuzuna sokmuyor olması. Yani ne sıkıcı detaylar barındırıyor içinde ne de çok yüzeysel diyebileceğimiz bilgiler. Koyu bir Freddie Mercury hayranı da olsanız, onu ilk kez bu kitapla tanıyacak bir okur da olsanız okumaktan dolayı memnuniyet duyacağınız bir kitap olduğunu düşünüyorum. T.
Freddie MercuryMeltem Yılmaz · Gerekli Kitaplar · 201981 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.