·545 syf.····Okunma: 07 Temmuz 2019 12:43 Seyyah ile ilgili söylenecek çok şey var. Bir kere bitirdiğinizde güzel bir kitap okuduğunuzu düşündüğünüzden emin olacaksınız. Bir diğeri kitapta hiçbir ayrıntının gereksiz yere yazılmadığından emin olun. Yazar, iyi bir edebiyatçı mı bilmem ama kesinlikle iyi bir senarist. Zekice kurgulanmış tüm senaryoya kitabın tüm serisine bağlı kalarak şöyle söyleyebilirim: İyi ki okumuşum. Seyyah 2’de serinin ilkindeki ilk sayfalar gibi sıkıcı satırlar da olmadığı için daha çok sevilen bölümler olduğundan emin olabilirsiniz.
Eleştirime gelince, bu kadar iyi bir yazarın kesinlikle Türkiye hakkında daha çok araştırma yapması gerektiğini düşünüyorum. Birçok ülke hakkında fikir belirtirken doğrusuyla yanlışıyla bakış açısına ve hayat anlayışına saygı duydum ancak Türkiye’de yazarın bahsini ettiği yıllarda örtülü polisler olmadığını bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Laik düzene bağlı kalmak niyetiyle kamusal alanda başörtüsü problemi ve bu probleme bağlı dünya basınına da yansıyan haberler yapılmış bir ülke için Türk kadım polisi nerdeyse pardesülü yazmak hiç mi hiç olmamış. Ve Türkiye’ye olağan sürecinden daha geride tasvirlemesi de gözüme battı. Misal uydu yayınının nadir buluşu, tüm arabaların Fiat oluşu gibi... Herhalde bundan 20 sene önceden beri bizim köyde bile uydu yayını vardı. Bir de son kısma Türk polisinin rüşvetçiliğini eklemiş tam olmuş.
Spoiler içerir: “Nezdimde Serazen’e yaptığı sahici nir kıyaktı.”