Necip Fazıl Kısakürek nam-ı değer Sultân'üş-Şuara.Çocukluğu bir konakta dedesinin koruması altında geçmiş geçmişinden beslenen şair,fikir adamı,siyasetçi,dergi yayıncısı...En önemlisi de zor şartlar altında Büyük Doğu dergisini çıkarıp yüzünü doğuya dönen bir insan.Sahi neydi bu Büyük Doğu dergisi?Daha önce yalnızca 20.yy'da çıkarılan dönemin siyasetini eleştiren dergi olarak bilirdim ama şimdi, Necip Fazıl ismini muteber kılan kılavuz olarak görüyorum.Sayısızca sayı çıkarıp çoğunda doğruları söyleyen bir adam yazılarından dolayı nasıl bu kadar hapis yatar aklım almadı.Dönemin asırı baskıcı döneminde nasıl da ayakta kalmış ama.Dergiyi kapatıyorlar tekrar açıyor.Hapse atıyorlar orada kitap yazıyor.Dönemindeki kodamanlara kafa tutup nasıl da olgun ve ahlaklı düşüncesinden yılmıyor."Ya ol ya öl" kitapta onun sıfatlarından biri olarak çok geçiyor.Sözün özü zamanında çıkardığı şiirlerle baş tacı oluyor.Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Çile baş bunların başında geliyor.
Ona yönelik bir eleştiri kitap bir iki geçiyor:"Şairliğini siyasete alet edip değersizleştirdin!
Bu onun tercihi diye düşünüyorum.Bu tercihini anlamak için geçmişine bakmak da yeterli olur.
Kitaptan bazı eski kulağa hoş gelen kelimeler de öğrendim onları da bir liste halinde paylaşıyorum.
Not:Büyük Doğu Marşı'na bakabilirsiniz.
Sözlük(Kamus)
1.Canhıraş: Yürek parçalayan
2.Garp: Batı
3.Hafakanlı: Sıkıntılı
4.Helezon: Kıvrımlı biçim
5.İptidâi: İlkel
6.Mavera: Görülen alemin ötesi
7.Mazarrat: Zarar
8.Meftun: Tutkun
9.Merhale: Derece
10.Mukaddes: Kutsal
11.Mücerret: Soyut
12.Mütehassıs: Uzman
Namzet: Aday
13.Salapurya: Üçgen biçimli ticaret gemisi
14.Satıh: Yüzey
15.Seciye: Karakter
16.Şark: Doğu
17.Tahkir: Aşağılama
18.Tamtam: Afrika yerlilerinin çaldığı davul
Beğendiğim Dizeleri:
...
Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl.
⭐⭐⭐
...
Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş,
Süt beyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi;
Artık ne bir çıtırtı ne bir ayak sesi...
Yatıyor yatağında dimdik, upuzun ölü.
⭐⭐⭐
...
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi;
Kaldırımlar içimde duyulan bir lisandır.
⭐⭐⭐
...
Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: Mavs aynayan annem ve âşıkları,
Alt kat: Kızkardeşimin Tamtamda çığlıkları.