8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
Bu kitap okuduğum ikinci Coelho kitabı oldu. İlk kitap hemen hemen herkesin bildiği "Simyacı" idi. Öncelikle kitapta kullanılan sade dile değinmeliyim, sade dilden hoşlanan biri olarak kitabın bu özelliğini çok sevdim. Ayrıca kitapta yazılanlar Coelho' nun bizzat kendi yaşadıkları olmasına rağmen 3. şahıs tipi anlatımın kullanılması ayrıca hoşuma gitti. Kitap Coelho'nun genç bir hippi olarak gördüklerini, yaşadıklarını, deneyimlediklerini anlattığı bir anı kitabı olmuş adeta. Kitapta önceleri kendi kıtası olan G. Amerika'yı gezen Coelho daha sonra başka bir kıtaya Avrupa' ya geçiyor. Hollanda' ya giden Coelho burada Hollandalı bir kız olan Karla ile tanışıyor, Amsterdam sokaklarında Asya danslarını deniyor, uyuşturucu satan mekanlara gidiyor ya da bir hippiden ziyade sıradan turistler gibi meşhur yeldeğirmenlerini geziyor. Bu şekilde Hollanda da gezinirken hiç planlamadığı bir şekilde Amsterdam - Katmandu arasın sefer yapan bir hippi otobüsüne biniyor. Zaten kitap bu noktadan sonra daha sürükleyici ve güzel bir hal alıyor. Otobüste ki herkesi tanıyoruz bizde adeta otobüsün bir yolcusu haline dönüşüyoruz. Otobüs ilerlerken hippi yolcuların yaşadığı olaylara şahit oluyoruz bunun yanında o dönem hippilere karşı toplumda ki genel bakışı da az çok öğrenmiş oluyoruz. Bu otobüsün ana duraklarından biri ise İstanbul. Kafile burada uzunca bir süre kaldığı için Coelho'nun kitapta İstanbul'a ayırdığı kısım hayli uzun. İstanbul'un bilindik şeylerinden ziyade daha farklı yanlarını elen alan Coelho bu kısımda oldukça keyifli yazılar kaleme almış. Kısacası bu kitap için oldukça akıcı, bir çırpıda okunabilecek mütevazı bir anı kitabı denebilir. Herkese tavsiye edebilirim.
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.