10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2019 03:43
Yazılı tarihin başlangıcından bu yana aşama aşama kitap ve kütüphanelerin yok oluşunu, nasıl yok olduğunu ve yok olma nedenlerini sistematik bir şekilde inceleyen bu kitabı sanırım üzülmeden, içi sıkılmadan, hayret etmeden okuyacak bir okur olmayacaktır. Bağnazlığın sınırları nereye varabilir? İnsan yok etmek için neler yapabilir? İnsan amacı uğruna neleri yok edebilir? Zaman zaman aklımı kurcalayan bu soruların yanıtlarının bu kadar ürpertici olacağını hiç düşünmemiştim. Tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlüğün boyutları sınır tanımaz bir seviyeye geldiğinde, kendi varlığını kabul ettirmek isteyen ve bunun için de eskiden kalan tüm izleri silmek isteyen devletlerin ve dinlerin sebep olduğu kıyımların gerçekten akıl almaz boyutlarda olduğunu hayretler içinde okudum. Alıntı yapılması gereken yüzlerce yer vardı ama sanırım bu kitaptan ne kadar alıntı yapılsa da yaşanan felaketi, kitap içinden alınan birkaç cümlenin, kitabın kendisi kadar sunması mümkün olmayacaktı. Kitapların yok ediş ve oluşu iki sebebe bağlanıyor. Doğal sebepler ve doğal olmayan zalimce yöntemler. “Bellek Cinayeti, Kültür Soykırımı”, doğal olmayan yok edişler bu şekilde tanımlanmış. Tarihin ilk yıllarında meydana gelen doğal afetler, sebebi bilinmeyen yangınlar, kullanılan malzemenin dayanıksızlığı ve savaşlar neticesinde o dönem tarihine ışık tutacak tüm belge ve kitapların yarısı yok oluyor. Sümerlerin “e-dub-ba” yani tablet evi dediği kütüphanelerin ve içinde bulunan sayısız tabletlerin bin bir güçlükle günümüze ulaşan kısmının 21. yüzyıldaki trajik yok oluşu ise insanı hayretler içerisinde bırakıyor. İlk dönemlerde, daha az kasıtlı, daha az kötülük bilinciyle yapılan sistemsiz yok edişler sonrasında birtakım çabalarla o yok edilen eserlerin, ezberden tekrar yazılarak, bazı yerleri çıkartılarak veya değiştirilerek sonraki yüzyıllara ulaşması sağlanmışsa da Ortaçağ’a gelindiğinde bu yok edişler tamamen kasti bir şekle ve geri dönülmez bir hale bürünüyor. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yok eden el ise Engizisyon mahkemeleri oluyor. İspanyol Engizisyonu, Katolik Hristiyan olmayan tüm inanç sahiplerini sürgün ediyor yahut öldürüyor ve o inançlara ait kitaplar yakılarak yok edilmeye başlıyor. Avrupa genelinde Kilise, Hristiyanlığı sorgulatacak, Hristiyanlığa ve ahlakına aykırı tüm eserlere savaş açıyor, ortaya çıkan mezhepleri yok etmek için inanılmaz baskılar uyguluyor. Ölümler, yakılan kitaplar ve inanılmaz bir baskı dönemi. II. Dünya savaşında ise manzara daha korkunç bir hale geliyor. Bombalar kasti olarak kütüphanelerin ve devlet arşivlerinin bulunduğu binalara atılıyor. Evlere baskınlar yapılıyor, kitaplar toplanıyor. Devletlerin ideolojisine aykırı, devlet düzenini ve insanların değerlerini sarsacağını “düşündükleri” tüm kitaplara sansür uygulanıyor, basımı yasaklanıyor yahut yok ediliyor. Günümüzde çoğunu severek okuduğumuz yazarların, bir zamanların “en çok tehlike” arz eden kişileri olduğunu görüyorsunuz ve bu listedeki her ismi, sansüre ve baskıya uğrama nedenlerini absürt bulmadan edemiyorsunuz. Peki iş Modern Çağ’da değişiyor mu? Kitabın son cümleleri şöyle: “Bu felaketler karşısında şaşkınlığa düşen okuyucu, 21. yüzyılın, kültürün beşiğinin (Irak) soyulup yok edilmesiyle başlayacağını hayal edebilir miydi?” Bosna Hersek, Kosova, Irak, Suriye ve belki de şu an daha meydana çıkmamış olan nice ülke nice kültür… Ve yine her zamanki gibi kitapların yanında yok olup giden tarihi değeri olan yapılar, arkeolojik alanlar, müzeler ve müzelerdeki sayısız tarihi eser. Dünyanın bu yok oluşlar karşısındaki ölüm sessizliği… Ne yazık ki kitap sizi mutlu kılacak bilgiler vermeyi vadetmiyor, okurken canınız yanacak, oldukça rahatsız hissedeceksiniz, üzüleceksiniz. Yok olup giden, karaborsaya düşen onlarca değerli kitap ve tarihi eser için içiniz yanacak. Bu yazıda yalnızca başlıklarını gördüğünüz kısımları detaylarıyla okuyunca ürpereceksiniz. 12 yıllık bir çalışma sonucu meydana getirdiği bu eserle, acı gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor Fernando Báez. Her kitapseverin mutlaka okuması dileğiyle… Okur Notu: Çeviri ve imla yer yer rahatsız edici bir hal alsa da kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu ısrarla belirtmek isterim.
1000Kitap
Kitap Kıyımının Evrensel TarihiFernando Baez · Can Yayınları · 2018117 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.