432 syf.
·Beğendi·10/10
Akşam Güneşi Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılan sosyal aşk dalında,platonik bir aşkla ilerleyen duygu yüklü bir eser. Sevdiği kişiye körü körüne bağlanan, erkekten ziyade, mantığıyla ,duygularıyla hareket eden iyi kalpli bir adamı anlatıyor...Yaşadıklarını hissederek okursanız sizi içine doğru çekiyor...Sürükleyici bir kitap.Edebiyatçı olarak Reşat Nuri'nin tüm eserlerini ısrarla okumanızı isterim.Keyifli okumalar diliyorum.

ÖZET:
Nazmi Bey çocuk yaşta anne ve babasını kaybetmiş ve amcası tarafından büyütülmüş bir şahıstır. Eğitimine Fransa’da devam etmiş, orada zevk ve eğlence düşkünü bir kişi olarak tanınmaya başlamıştır. Jülide ve Nazan adlı kızlarla duygusal olarak ilgilenen Nazmi, amcasının kızı Şükran ile evlenmiştir. Eskiden tanıdığı Jülide ise bir adamla evlenmek üzeredir. Nazmi Bey Jülide’ye bir baba gibi davranır ve onun evleneceği kişiyi görmeye gider. Ancak Jülide evlilikten vazgeçer. Bunun sebebi Nazmi Bey’e olan ilgisidir. Bu ilgiyi bir mektuptan öğrenen Nazmi Bey de ona karşı bir aşk beslemeye başlar. Ancak bu duygusal bağ Jülide’nin İhsan ile evlenmesiyle sona erer. Jülide evlendiği İhsan ile Bakü’ye gidince Nazmi Bey bir boşluğa düştüğünü hisseder ve bu gidişten sonra ölüm haberi gelir.

Kitap Açıklaması:

Onu ilk defa bir haziran günü Sazlı Pınar yolunda gördüm. Viran bir köprünün başında köylülerle konuşuyordu.
Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı. Yanından geçerken selam verdik. Jandarma arkadaşım:
- Keyifler iyidir inşallah Bey, dedi.
- Çok şükür çavuş... Sen de iyisin ya?
Biraz önümden giden ihtiyar jandarma, köprünün öte başında atını durdurdu, beni bekledi. Eski bir çizme gibi sert ve kırışıklarla dolu yüzünde memnun bir gülümseme vardı:
- Şu adamı gördün mü Doktor Bey, dedi. Hani Cenabı Hak, Kitabında Hazret-i Peygamber'in son peygamber olduğunu yazmasaydı ben, bu adama peygamber derdim.