·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Temmuz 2019 10:30 #Kitapyorumu
#DeliDivane
Merhaba ,
Ben içimi kıpır kıpır eden, okurken kahkalarla güldüğüm bir kitabın yorumuyla geldim. Nehir Erdem kitaplarının müptelasıyım. Öyle içtenlikle yazılmıştı ki başlamam ile bitirmem bir oldu. Kitap tam bir yetişkin kitabı aşk, tutku ,aile bağları, dostluk temalı kavramlarıyla okuyucuyla buluşuyor.
Şimdi gelelim yoruma
Korkut kardeşlerin en küçüğü Yeliz Korkut. İnatçı, sevimli, çenebaz ve dediğim dedik türden.
Karadeniz gibi bir adam Mehmet Gürmanoğlu. Hırçın, öfkeli ve mert.
Gürmanoğlu Turizm ve Korkut inşaat ortak iş yapma kararı alırlar. Yeni başlanılan inşaatın sorumlusu Yeliz İstanbul’dan kalkıp Trabzon yollarına düşer. Yolda kaybolduğunu düşünür ve aracı arızalanan birine denk gelir.
Gideceği adresi sorduğu kişi hödüğün tekidir.
Adam resmen odun Yeliz adamı bir kaşık suda boğmak ister. El mahkum denize düşen yılana sarılır misali Yeliz o oduna muhtaçtır. Birlikte Gürmanoğlu hotele giderler.
İşte tam da bundan sonra başlıyor şenlik
Ne olsa beğenirsiniz dünkü hödük, kalas, odun adam yine tam karşısında hem de patron koltuğunda
Yeliz içinden ve dışından sayıp söylenirken karşısındaki hödük bu kızın burnunu sürtmeliyim, der.
Mehmet Gürmanoğlu kendisiyle inatlaşan Yeliz’i yola getirmenin derdine düşer ve arsayı göstermek bahanesiyle çıkarlar yaylaya.
Rabia babaanne karşısında Mehmet ve Yeliz’i görünce şaşırır. Tecrübeli babaanne Yeliz’i laflarıyla sorguya çeker ve birbirleriyle olan inatlaşmalarından bu kızın kendi gelini olacağını hisseder.
Ve ben sizlere daha fazlasını anlatamayacağım .🤣🤣🤣
Eeee siz de bir zahmet alıp okuyun bakın ben tavsiye ediyorum gülmek garanti diyorum...
Kitapla kalın