484 syf.
·26 günde·Beğendi·7/10
'Evrensel bir insanlık komedyası'

Okurken, yazarını hissedebileceğiniz dünya klasiklerinden bir kitap, Ölü Canlar.
Genç yaşta ölen Gogol, Ölü Canlar'ı 'manik depresif psikoz' hastasıyken tedavi sırasında yazmıştır. Yazarken çeşitli ruhsal bunalımlar geçiren yazar kitaba da kahramana da yansıtmış bu durumu.

"Alışılmış, dönemsel hastalığıma tutsağım yine: İki üç hafta boyunca odamda kımıltısız kalıyorum. Kafam odunlaşıyor. Dünyayla bütün bağlarım kopuyor." Kendini böyle tanımlıyor hastayken.

Kitap iki ciltlik. On yıl boyunca yazdığı el yazmalarından oluşan Ölü Canlar'ın bir kısmını ateşe vermiş, hatta yaşadığı melankolik buhrandan dolayı kendi ölümüne de neden olduğu, bitirilememiş bir roman. Ateşe attığı ciltten kurtarılan sayfalar kitapta İkinci Cilt olarak geçiyor. Yanan ve okunmaz hâle gelen yazılar Rusça basım editörlerince tamamlanmıştır.

Ölü Canlar, yazarı ölüme götürmüştür sözü yerinde bir tabir diyebiliriz.

"Malum, ölüm ister önemli birine gelsin, ister önemsiz birine, aynı ölçüde korkunçtur."

Rus toplumunun yansıyan bir karakteri olan Çiçikov'un(Pavel İvanoviç), kısa yoldan zengin olma hayalleri kurduğu, ve bunu nasıl icraata döktüğüdür kitabın genel konusu. İlginç olan kısımsa kahramanımızın köy köy, kasaba kasaba dolaşıp halktan beyanı. Yani "ölü canlarınızı satar mısınız?" sorusu. Bir bakıma Rus insanının ayıplarını, eksiklerini yansıtmış oluyor.
"Bir tek Tanrı bilir bunu. Rus halkında ense kaşımanın öyle çok anlamı var ki..."

Yazar sayfa 294'te Çiçikov'u söyle anlatıyor:

"'İyi, anladık, ama son tahlilde kimdir bu adam, ahlâken nereye kondurulabilir?' diyebilecek olanlara da yanıtım şudur: Kendisinin bir kahraman olmadığı, erdemli ve mükemmel bir insan olmadığı belli. Peki, neyin nesi? Bir alçak mı? Alçak? İyi ama ille de böyle sert mi olmalı insanlara karşı yargılarımız? Hem bilinmiyor mu ki bizde artık alçaklar falan yok, yalnızca iyi niyetli, sevimli insanlar var; herkesin içinde aşağılanan, yüzlerine tükürülen iki üçten fazla değildir, ki şimdi artık onlar bile erdemden söz eder oldular. Galiba en doğrusu ona "efendi" ya da "sahip" demek. Çünkü bütün suç sahiplenmede."

Benim zor bitirebildiğim romanlardan oldu. Anlatım ve konu bakımından ilgi çekici ama betimlemeler ve karakterler dolayısıyla elimde süründü kitap. Belki de yazar kitap aralarında kendini bu kadar belli etmeseydi daha kısa sürede okuyabilirdim, bilmiyorum.
Iyi okumalar dilerim.