Siteye ilk girdiğim zamanlar dutluk diyebileceğimiz zamanlardı, neredeyse kimse inceleme yazmakla uğraşmazdı hatta neden insanlar kitaplar hakkındaki görüşlerini paylaşmıyor diye şaşırırdım. Sonradan da ben tamamen hiç kimseyi tanımadan 1000kitap’a 0’dan başladım, yani burada bir günde binlerce kişiyi takip ederek değil 0’dan başlayanlardan biriyim. İnceleme yazmanın sadece yazıyla değil çizimle, videoyla, kolajla, fotoğrafla olabileceğini de düşünerek heyecanla hazırladığım çok incelememi hala hatırlıyorum.
Zaman geçtikçe kendi kafamdan insanlar bulduğumu anladım ve kitap buluşmaları da olunca siteyi daha çok sevmeye başladım. Fakat herkesin yakındığı gibi uygulama çıktıktan sonra da maalesef nicelik arttıkça nitelik düşmeye başladı ister istemez.
Açıkçası ben zamanımı 1k’dan daha çok YouTube’a ayırıyorum, çünkü emeğin karşılığını orada almaman imkansız. Hem gruplaşmaya mahal vermeyen hem de tamamen özgür olabileceğin bir yer.
Ama 1k’yı her ne kadar kurtarmaya çalışsak da bunun etkisinin geçici olacağını düşünüyorum. Çoğu arkadaşın emek vererek yazdığı incelemesini artık okuyamıyorum, çünkü ilgimi 1k’dan koparıp başka yerlere kaydırıyorum.
Güzel bir düşünce, umarım kendi emeğiyle inceleme yazanlar daha çok hak ettiği karşılıkları bulabilir, teşekkürler Ömer...