Puan vermedi·126 syf.····Okunma: 23 Mart 2020 02:46 ''Kocaman, bulanık bir bütünlük var içimizde, duygularımız da gözlerimiz de bulanıklaşıyor; sonra özlüyoruz kendimizi bütünüyle bir şeylere verebilmeyi, tek bir yüce duygunun bütün benliğimizi kuşatmasını... Ah!Koşar adım çıkıp yola hedeflediğimiz yere vardığımızda değişen bir şey olmuyor ve bizler öylece kalakalıyoruz yoksulluğumuzun, sınırlandırılmışlığımızın arasında; ruhumuzsa kaybettiğimiz bir doyumun hasretini çekiyor. ''
Kalabalıktan, o yoğun şehir hayatından bunalmış olan Werther; sade bir yaşam için kasabaya yerleşir. Kasabadaki ilk izlenimlerini duygularını ve düşüncelerini arkadaşı Wilhem'e mektuplar aracılığla iletir.Katıldığı bir davette Lotte'yle,imkansız aşkıyla tanışır. Lotte nişanlı ve kurgunun devamında evli bir kadındır bunun yanında Werther'in aşkı karşılıksızdır. Bu karşılıksız aşk ve acıları Werther'i bir buhrana sürükler. Resmi iyi olan Werther hisleriyle hareket edemediği, kurallara uyum sağlamak zorunda kaldığı için doğayı duyumsayışı zayıflar, genç adam resim yeteneğini kaybederve her şeyi, varlığını ve Tanrı'yı sorgulamaya başlar...
Werther'in, sanatçı gözüyle işlediği betimlemeler kitaba akıcılık katmasının yanı sıra biz okurlara da atmosferin içinde hissetmemize sebebiyet veriyor. Biz bir olay okuyoruz fakat öyle gerçekçi ki bu olay aslında şu zamanda bu tarz bir sürü kurguyla karşı karşıya gelebiliriz fakat Genç Werther'in Acıları kitabındaa mektuplar şeklinde Werther'in gözünden okuyor olmamız tamamen kendimizi Werther'in yerine koymamıza sebebiyet veriyor. Her şeyi Werther'in gözünden okuyor oluşumuz Lotte'nin cidden onu sevip sevmem konusunda kafamızı karıştırıyor çünkü Lotte'nin en ufak sıradan bir hareketini öyle bir betimliyor ki..Her şey bittiğinde,kitabın kapağını kapattığımızda farkına varıyoruz gerçekleri.
Açıkçası Gothe'nin dünyevi görüşlerinin ağır bir dille yazıldığı konusunda kendi uydurduğum bir ön yargım vardı. Okumaya başlarken ince ayrıntıları fark etmemekten korkmuştum. Fakat yanıldım, en azından bu kitapta hafif bir dille herkesin anlayabileceği ölçüde birçok düşüncesini bizlerle buluşturmuş. Okurken hep elim bir kalem aradı 'dur şu cümleyi de not edeyim' ya bu kelimeyi yıldızlayayım' düşünceleriyle boğuştuğumu söylemeliyim.Kitabın etkileyiciliğini okuduğunuz birçok yorumda da görmüşsünüzdür.Okuyucuyu çok farklı yerlere çekebiliyor. Hatta bir yerde okuduğuma göre kitabın çıktığı zamanlarda Almanya'daki insanlar Werther bir model seçmiş tıpkı onun gibi giyinip konuşmuşlar. Bir yerde okuduğuma göre de bir zamanlarGoethe böyle umutsuz bir aşka düşmüş ve "Beni çok etkileyen kişisel durumlardan doğdu Werther. Yaşamış, sevmiş ve çok acı çekmiştim!" demiş.
Werther her ne kadar sevdiğim karakterler arasında olsa da bazı noktalarda sinir olmadım değil. Karşısına geçip 'bak çocuğum,bunlar senin sandığın aksine böyle böyle böyle..' diyip sarsma isteği ile doluyorum. Ama elden ne gelir olan olmuş.