Puan vermedi·222 syf.····Okunma: 07 Eylül 2019 22:42 Bazen bazı şarkılar, bazı filmler, bazı kitaplar için gecikmişliğinizi hissedersiniz. Henüz Orhan Kemal'in kalemiyle tanışmamış olmam da böyle hissettiriyordu bana. Daha sonra Gençlik Bakanlığı'nın hediye etme kampanyasından bu kitabı seçtim ve Orhan Kemal'in kalemiyle tanışma fırsatım oldu.
Kitapları ve yazıları hakkında yorum veya inceleme okumadığım için kitaba salt kendi tahmin ve fikirlerimle başladım. Daha ağır ve edebi bir dil beklerken gayet akıcı, sürükleyici bir anlatımla karşılaştım. Anlamını bilmediğim için not aldığım kelimeler olmadı değil ama açık bir dille yazılmış. Karakter sayısının fazlalığı bile yormuyor, üstelik lakaplarıyla anılan birçok karakter olmasına rağmen.
Kitabın ilk bölümü Baba Evi'nde evin büyük oğlunun babasının baskılarına katlanışı, bir işe tutunma çabaları, eve ekmek getirip haysiyetini kazanma uğraşı, okuma yazmaya olan ilgisizliğine ek futbola olan tutkunluğu yine oğlanın dilinden anlatılıyor. Tabi ek olarak hoşlandığı kızlar ve onlar yüzünden babasından işittiği azarlar da "yeter artık bu kadar baskı yapılmaz ki bir genç delikanlıya" dedirtiyor. En çok da bu kadar tartışmaya rağmen ortamı yumuşatmaya bile çalışmayan sessiz ve silik annenin varlığı yoruyor insanı.
Avare Yıllar isimli ikinci bölümde ise siyasi ve okumuş bir babanın gurbete giden, yaşama tutunmaya çalışsa da bir türlü mayayı tutturamayan oğlu olarak memleketi Adana'ya, takımdan arkadaşlarının yanına dönmeye karar veriyor. Değil liseyi ortaokulu bile bitiremiyor, "elalem ne der" sözüne takılmadan türlü işlere girip çalışıyor, işçi oluyor. Şansını denemek üzere güzel ve büyüleyici şehir olan Istanbula bile gidiyor fakat nafile... Burada da kendine bir iş bulamamıştır. Daha sonraları muhasebeci olarak bir fabrikada çalışıyor ya bu sırada bir kıza da tutuluyor fakat ne kız... Işçi sınıfından... Babaannesi "senin baban şöyle böyle bir adam..." diye başlıyor. Önce olmaz gibi görünse de kızın sert babası kabul ediyor, beğeniyor bizim oğlanı, evleniyorlar.
Kudüs'te ailesi aç ve sefilken evlenmeyi kendine yakıştıramasa da düşmüş bir kez sevda ağına. Iyi ki de bu seçimi yapıyor çünkü kitabın son sayfalarında gerçekleşen evliliğin ne kadar doğru bir seçim olduğunu hissettiriyor yazar. Ben de size okumanızın iyi olacağını hissettirebilmişimdir umarım :) Keyifli okumalar...