Türkler, ilk Türk Müslüman imparatorlukları kurulmadan çok önce İslamiyete en büyük katkılarından birini yapmışlardı bile. Bu dine büyük düşünür Farabi'yi kazandırmışlardı. Soylu bir Türk aileden gelen Farabi, Buhara yakınlarındaki Vasic'de doğmuştur. Büyük oranda Farsileşmiş bir Türk olan Farabi, Arap kültürüyle yoğrulmuştu ve eserlerini Arapça yazıyordu. Eğitimini Samanoğullarının başkentinde tamamladıktan sonra Bağdat'a gitmiş ve burada bir Nasturi olan İbn Haylan'ın öğrencisi olmuştur. Daha sonra Platonculuktan etkilenmiştir. İkinci usta unvanını taşıyarak (birincisi Aristoteles'tir) felsefe öğretmeye başlamıştır. Farabi'ye göre felsefe evrenseldir, din inancından da üstündür. Çünkü tek bir doğru vardır, ancak herkes bu doğruyu farklı biçimlerde dile getirir.