·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ekim 2019 15:56 Bunca insanın öyle methederek bahsettiği, hayranlıkla okuduğu kitap ne anlatabilir ki?
Sayfalarında aşkı anlatan, nefreti anlatan, korkuyu anlatan, sayfalarında bir çok şeyi anlatan kitaplar okudum. Ama sayfalarında kitapları anlatan bir kitabı ilk defa okuyorum...
Belki yayınlandığı dönemdeki okurlar için fazla uçuk kaçık, fazla saçma gelebilir. Ama günümüzün okurlarının hiç de saçma bulduğunu düşünmüyorum. Hadi elektronik tazıları, "böcek" diye adlandırdıkları hızlı arabaları, kitapları yakmakla görevli olan itfaiyecileri bi kenara çekin ve asıl anlatılmak istenilene gerçek çıplaklığıyla bakın. Şimdiki insanlar; kitapta o durmadan televizyon ekranına bakıp gördükleri kişilere "aile" diye hitap edenler, kitapları bi tehdit olarak algılayanlar; günümüzün sosyal medyasından kafasını kaldırmayanlar değil mi?
Kitabi okurken hayran kalmamak mümkün değil. Ama kitabı okurken ister istemez bütün bedeninizi korku kaplamıyor değil. Ya bir gün cidden herkes böyle olursa? Ya bir gün cidden biz de, ben de böyle olursam? Ya bir gün cidden zevkle okuduğumuz kitapları tehlike ve huzursuzluk unsuru olarak görürsek? Biz de Clarisse ve Faber gibi kitap aşkımızı koruyabilir miyiz? Biz de Montag gibi kitaplara bağlı kalabilir miyiz?
Fahrenheit 451, hem büyüleyici hem de çarpıcı bir eser bana göre! Okunması gereken başlıca kitaplardan.
Kitap yeterince doyurucu ve tatmin edici olsa da meraktan filmini de izlemek istedim. Şunu belirtmek isterim ki şu ana kadar senaryoya uyarlanan kitapların hiçbiri, kitabın satırlarında gezinip hayal etmekten daha mükemmel değildi.
Bu kitap okumanız gereken bir başyapıt!
Hoşçakalın, kitaplarla kalın.