İnsan!
Allah kulunu yaratırken bir avuc toprak sudan yaratmış ..
Yunus Emre'nin dediği gibi “Bir avuç toprak, biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim, işte buyum ben.” keşke herkes senin gibi diyebilse demek geliyor içimden yunus emrenin dizelerini okurken !
Ve yine Hz.İmam Ali derki hiç bir şey insan kadar yükselip insan kadar alçalamaz …
Bu söze sonuna kadar katılıyorum !
Doğru dersin pirim etten kemikten olan insan bir avuc toprak bir avuc su ıle yoğrulan insan istediği zaman alcalıp istediği kadar yükselebiliyor .İnsan olmak erdemliktir insan olmanın erdemliğini taşıyabilen çok nadir demek istiyorum ..
İnsanlar o kadar alcalmış ki vicdanları körelmiş ki insan insan dediğine zulum eder olmus…
Hayatın gecim şartları mı insanları bu noktada körleştirdi insan olmaktan diyede düşünmüyor değilim fakat bir cevap bulamamak da belirsizleştiriyor düşüncelerimi…
İnsan kadar zalim varmı diyor içimdeki ses yine içimdeki ses insan oğlu kadar insan varmı diyor çelişkiler içinde sorular cevaplar halinde !
Ekiden dostluk vardı ölümüne sen dur sana gelen kurşunun önüne ben giderim ben ölürüm hesabı şimdi kim ölmüş kim kalmış belli değil…Birinin ekmeği olmasa cat kapı cekinmeden calar kapısını isterdi ekmeğim yetmedi senden alayımda ben yapınca veririm denilirdi şimdi kimse acmısın tokmusun diye sormuyor yettimi yetmedimi umurunda değil komşusu acken tok yatan misali …Düğünler dernekler dostla olurdu insan gözü kapalı dosttuna anahtarını teslim ederdi aklına tek bir soru gelmeden kız cocuklarını gözü kapalı teslim eder di bir işi cıktığında …
Annesi evde değilken okuldan gelen öğrenci komsunun kapısını calar hiç tereddüt etmeden güvenle kalırdı annesi gelene dek peki günümüzde cocuğunu bırakabilceği bir ev yada aile kaldı mı ?bırakın evini cocuğunu anahtarını teslim etmeyi insanların insana olan güveni tükendi bitti!
Çıkar menfaat ilişkileri nefsiyle vicdanın yeri değiştikce insanlıkta bitti ac gözlülük cekememezlik coğaldı oysaki eskiden bir derdin olduğunda sıgındığın sırdaşın dost bildiğin insandı şimdi ayagının altına sabun koyup kaydırmadıkları kaldı iki yüzlü dostlar insanlar revanşta …
Güven kelimesi sadece lafta kaldı insan yine bir baska insanı menfaati için satar olmuş iki yüzlülük cıkar menfaat ilişkileri günden güne coğalmakta …
İnsan azizim insana saygı duymaz olmus yüzlerde binlerce maske maskeli balo misali yanımız ötemiz …Namert bir dosttum olcağına mert bir düşmanım olsun dilere hitap olmus …
İnsan olmak bu kadar mı ağır yüktü erdemli olabilmek bu kadar mı zordu diyesim gelsede ki aklıma
Hünkar Hacı Bektaş- ı velinin sözleri geliyor …Eliniz kirli idi yıkayıp temizlendiniz,
Ayağınız kirli idi yıkayıp temizlendiniz. Yüreğinizdeki kini, kibri, hasetliği, şehveti su ile nasıl temizleyeceksiniz.“ Ve yine devamla; ”
Şu şişeyi görüyor musunuz ? İnsan bir şişeye benzer; bu şişenin içi pislikle doluysa bunun ağzını kapatıp da çeşmenin altında yüzlerce kere yıkasanız da bu temiz olamaz, yapılacak iş nedir? Bunun kapağını açmak, pisliği dökmek, şişenin içini yıkadıktan sonra da dışını yıkamaktır.“ Der ve devamla; ”
Daima tövbecisin, ne vakit bu tövbeden, tövbe edeceksin onu söyle?“ Burada Hz. Pirin bahsettiği insanın ruh temizliği ve ahlak temizliğidir.
Eline- Diline- Beline sahip olmaktır. Gerçek temizlik insanın gönlünde, ruhunda, düşüncelerinde yapacağı temizliktir. İnsan ruhunu her türlü kirlerinden arındırmalı ki gerçek insanı kamil olabilsin.İnsan tarikatta tövbe edip, Allah'ın hakiki evi olan kalbini temizlemek zorundadır. Yüce Allah bir ayetinde: ”
Ben size şah damarınızdan daha yakınım" buyuruyor. Onun evi biz insanoğlunun kalbidir.
Bizimde o evi tertemiz tutmamız gerekir. Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli “Arif arılığı Tahir'dir” buyuruyor. Tahir kelimesinin sözcük anlamı her türlü kirden arınmış demektir.
Arif olan kişiler, ruhunu, düşüncelerini, gönlünü her türlü kirden arındırmış, birer İnsan-ı Kamildirler.
Haliyle sormak istiyor insan dosttum diyenlere kardeşim diyenlere can diyenlere insanım diyenlere siz yüreklerinizdeki kini kibri menfaati nankörlüğü ne zaman arındırıp insan olabilme yolunda adım atacaksınız ?