·110 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Ekim 2019 12:39 Cengiz Aytmatov beni hikayenin içine öylesine soktu ki okurken dalga seslerini işittim, denizin genzimde bıraktığı tuzsu kokusunu içime çektim. Ala Köpek Dağları, Beyşehir Gölü'ndeki Anamas Dağları gibi zihnimde canlandı. Aytmatov'un bozkırın ortasında doğup büyümesi, uçsuz bucaksız maviliğe bakış açısını olumsuz yönde o kadar etkilemese hikayeyi bu kadar içeriden anlatabilir miydi acaba?
"..Deniz, karanın meydana gelmesine çok kızdı ve o günden beri sakinleşmedi. O günden beri denizle kara arasında savaş sürüp gidiyor. Ve insanoğlu bazen denizle kara, kara ile deniz arasında, çok güç durumlarda kalıyor. Deniz, insanları hiç sevmez, çünkü insanoğlu denizden çok karaya bağlı..."