·300 syf.····Okunma: 31 Ekim 2019 07:40 Cesur Yeni Dünya istikrarın sağlanmış olduğu "Ford hazretleri" diye hitap edilen Mustafa Mond adında Londra denetçisi tarafından yönetilir. Öyle bir dünya düşünün ki hiyerarşik bir düzen içinde iki milyar insan dünyaya doğarak değil,embriyo şişelerinde döllendirilip kuluçkadan çıkarılmıştır. Bu yüzdendir ki bu Dünyada yaşayan insanlar için romanda "anne" kavramı ahlaksızlık olarak görülür .
Çocukluk döneminde sürekli itaati ,maddi tüketimi ve "herkes herkes içindir" sloganıyla önüne gelen ile ilişki yaşamanın erdemleri hipnomedya (uykuda öğrenim) metoduyla çocukluktan telkin edilmeye başlanır.
Aldous Huxley romanını yazarken Amerika ziyaretleri sırasında evlenme sayıları ile boşanma sayılarının eşitlenmiş olduğunu farketmiş ve "herkes herkes içindir "sloganının çok geçmeden gerçekleşeceğini öngörmüş olabilir:)
Romanda bu ütopik Dünya ya kızılderili köyünden bir vahşi (John) gelir. Shakespeare okuyan bu adam olup biteni sorgulamaya başlar.
En çok ilgimi çeken konuşma ise John'u Cesur yeni Dünya 'ya getiren Bernard ile geçer;
__Mideni bozan birşey mi yedin?
Vahşi başıyla onaylar;
__Uygarlık yedim.
Kitabı okurken kendinize şu soruyu sormanız olası; hepimiz biraz uygarlık yemiş olabilir miyiz?
Eğer cevabınız evet ise Aldous Huxley 'in ütopik romanı kısmen gerçekleşmiş demektir:)
Yine muhteşem bir tespit olarak yazar şöyle diyor;
"Gerçekten etkili totaliter devlet,siyasi patronların ve onların yönetici ordularının tüm güçleri kendisinde toplayan hükümetinin , kölelerden oluşan nüfusu köleler köleliklerini sevdikleri için zor kullanmaksızın kontrol ettikleri Devlettir"
Gerorge Orwell 'in 1984 'ü kadar başarılı bulmasam da okunası bir romandır.
Zaten yazar romanı için ciddi kusurları olduğunu söyler önsöz de bunu şöyle açıklar;
"Bir sanat eseri kadar epey bir kusuru var; ancak bunları düzeltmek için kitabı yeniden yazmam gerekir; ve olasıdır ki yeniden yazma sürecinde,daha yaşlı,farklı bir insan olarak öyküde ki bazı kusurların yanı sıra üstün yanlarını da çıkarıp atmam gerek."