207 syf.
·Puan vermedi
Yıllar önce şiirin de bir tür olduğunu kabul edip okumaya karar verdiğimde ilk okuduğum şair Ahmed Arif olmuştu.O zaman okuduğumda şiirden haz almanın, şiirin aptalca romantik insan safsataları olmadığının ispatı gibi, bir tokat gibi çarpmıştı onun şiirleri beni.Bugün mektupları aylardır akademik bir eser okuyor gibi pür dikkat her harfi üzerinde ayrı ayrı düşünerek okuyup nihayete erdirmiş bulunuyorum.Ve fakat o ne ruh yüceliğidir. Her satırın gün gibi gerçek ve yaşanmış olduğunu derinden hissederek irkildim,sarsıldım,titredim... Ahmed Arif bir şair olmasından çok daha başka kıymetli vasıflara sahip olmuş öz be öz "insan"dır. Yiğitlik deyince belki artık bir ömür akla tek gelecek olandır.Onca yangının ortasında yapayalnız ve "dört yanı puşt zulası" olduğu halde tıpkı İbrahim gibi kendi cennetini yaratmış olandır. Onu tanımak ne şereflidir..
...
Böyle resmi bir inceleme yazmayı planlamamıştım halbuki.Uzun zamandır başlayıp bitiremediğim o kadar kitap varken yine sonuna dek okuduğum tek kitabın hayatımda dönüm noktası olan o adama ait olması... Bu inanılmaz bir öğreti gibi.Dönem dönem okurunun hayatına girip onun elinden tutup bak hayat işte böyle böyle diye anlatan bu adam daha yüzyıllarca aramızda dolaşacak bize dönüp yüzümüze bakacak ve "yiğitçe" konuşacak.Bu o kadar kıymetlidir ki.Sadece yazar ya da şair olmak yetmez.Evvela insan olmak lazımdır.İnsan kalabilmek yaşadığın her anını buna göre yaşamak.Bu ölümsüzlüğün sırrı olmalı.Halbuki yaşarken kıymete binip sonra onursuzca sürdüğü hayat ortaya çıkınca gözden düşen, bir kıymeti kalmayan onlarca edebiyatçıyla bir anlamda kirletmiş olmuyor muyuz edebiyatı. Yunus'un söz ola kese savaşı söz ola kestire başı dediği söz nedir.Ne büyük ne ağır bir vasfı vardır da biz onu bir halt bilmeden hatta aksi eylemde bulunurken bile sarfedebiliyoruz.İncelemeyi yaparken bile bu naif adamın, bu dünyası hassasiyetlerle dolu olan adamın, arkasında duramayacağı tek bir söz sarfetmeyen adamın karşısında ne hadle bu cümleleri kurabileceğimi düşündüm durdum.Ama sanıyorum yaşasa ve şimdi şu an karşımda olsa işte ona da aynen bunları söylerdim.Belki de söylemezdim bilmiyorum.Dünyanın yükünü alabileceğimi bilsem ona sadece sımsıkı sarılırdım.Hiçbir şey söylemeden.Belki ben de ona kul olurdum.Çünkü şu dünyada kul olunmaya değer bir insan varsa o da ancak Ahmed Arif'tir.