5/10
·256 syf.··
2019 142. kitabı
Güzel bir kitap yorumuyla geldim. Kitabı okumamızı sağlayan Sevda Erdem ve @ertugrulozgun 'e çok teşekkür ederim. Kitabı araştırmadan okumaya başladım ve çok şaşırdım. Adından ve kapak tasarımından aşk romanı olduğunu düşünmüştüm. Ama 12 Eylül'den önce yaşanılan düşünce ayrılıklarını konu alıyor. Kitap, Sinan'ın okumaya çalışmasıyla başlıyor. Maddi durumu zor olan ailede okumak için o kadar çok çabalıyor ki taktir edici bir durum. Ama dönemin getirdiği bir ayrımcılık var. Milliyetçi ve komünist adı altındaki grupların kavga içinde olmaları herkesi etkiliyor. Sinan'ın öğretmen okulunu kazanması ve düşüncelerinden dolayı hayatının tehlikede olması buna rağmen devlet görevlilerinin birşey yapmaması çok kötüydü. Gençlerin sesini duyurup devlet üzerinde etkili olmaları bir başarı gibi görünse de öğrencilerin başka okullara sürülmesiyle birçok durum açıklanıyor. Sinan'ın başka okula sürülmesi ve orada rahatça yaşaması o günün zorluğunu, acımasızlığını anlatıyor. Çünkü Sinan'ın okulunda öğrenciler derse girmeyi boşver canları bile tehlikedeyken, yeni okulunda rahatça derse girmesi ve rahat yaşaması ülkedeki adaletsizliği, eşitsizliği ortaya koyuyor bence. Sinan'ın okuluna alışması, okuma çabası devam ederken başkanlığa kadar giden bir serüveni okudum. Sinan'ın düşüncelerinden dolayı aşk hayatında yaşadığı acılar ise çok başka. Dönemi o kadar iyi anladım ki iliklerime kadar nefret ettim. Çok sevdiğim, merak ettiğim bir dönem olmasına rağmen yaşanılanlar çok ağır ve can yakıcı. Siyasi düşüncelerinizi geri plana atarak okursanız keyif alacağınızı düşünüyorum. Gerçekten güzel ve akıcı bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim
Eylül'e KadarErtuğrul Özgün · Dorlion Yayınevi · 201926 okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.